İDRAK MEDYA

Allah’a ﷻ Tevekkül Edin, Hazırladıklarınıza Değil!

Allah’a ﷻ Tevekkül Edin, Hazırladıklarınıza Değil!
10 Mayıs 2019 - 20:45

Allah’a ﷻ Tevekkül Edin, Hazırladıklarınıza Değil!

İslam Devleti’nin resmi yayın organlarından biri olan El-Hayat Medya tarafından Cemaziyelahir 1438 tarihinde, Rumiyah dergisinde yayımlanan “Allah’a ﷻ Tevekkül Edin, Hazırladıklarınıza Değil” isimli makaleyi sizlerin okumasına sunuyoruz.

Allah ﷻ yolunda cihad için mühimmat hazırlamanın, yapılması gereken vaciplerden olduğu hususunda hiçbir Müslüman tartışmaz. Zira Allah ﷻ yüce kitabında şöyle buyurarak buna teşvik etmiştir: “Onlara karşı gücünüzün yettiği kadar kuvvet ve besili atlar hazırlayın. Bununla, Allah’ın düşmanı ve sizin düşmanınızı ve bunların dışında sizin bilmeyip Allah’ın bildiği diğer (düşmanları) korkutup-caydırasınız. Allah yolunda her ne infak ederseniz, size ‘eksiksiz olarak ödenir’ ve siz haksızlığa uğratılmazsınız.” [Enfal, 60]

Mühimmat hazırlamanın, düşmanı yenip zafer kazanmaya yardımcı işlerden olduğu hususunda şüphe yoktur. İslam Devleti’nin askerleri -Allah’ın ﷻ lütfuyla- bu ilahi emre boyun eğdiler ve Allah’ın ﷻ kendilerini muvaffak kıldığı ölçüde hazırlıklarını yaptılar. Düşman bu hazırlıklardan ancak çok azını gördü.

Gelecek olan ise Allah’ın ﷻ izniyle daha korkunç ve daha acıdır. Bununla birlikte muvahhid Müslüman kimsenin hazırladığı ve hazırlandığı şeye güvenip tevekkül etmemesi gerekir. Aksine kendi güç ve kuvvetine değil Allah’ın ﷻ güç ve kuvvetine dayanmalıdır. Hazırladığı kuvvet, kendisini aldatmamalıdır. Her ne kadar yapılan hazırlıklar, kazanmanın sebeplerinden olsa da ona aldanmak da yenilginin sebeplerindendir.

Allah Resulü’nün ﷺ ashabının hayatında bizler için güzel bir örnek vardır. Huneyn günü onların başına gelenler bizler için bir öğüt ve ibrettir. Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor: “Andolsun, Allah birçok yerlerde ve Huneyn gününde size yardım etti. Hani çok sayıda oluşunuz sizi böbürlendirip-gururlandırmıştı, fakat size bir şey de sağlayamamıştı. Yer ise, bütün genişliğine rağmen size dar gelmişti, sonra arkanıza dönüp gerisin geri gitmiştiniz. (Bundan) Sonra Allah, elçisi ile mü’minlerin üzerine ‘güven duygusu ve huzur’ indirdi, sizin görmediğiniz orduları indirdi ve inkâr edenleri azablandırdı. Bu, inkârcıların cezasıdır.” [Tevbe, 25-26]

İbn-i Kesir tefsirinde şöyle demiştir: “Allah Teâlâ, mü’minlere Allah Rasûlü ﷺ ile birlikte katıldıkları gazvelerden birçok yerde yardımda bulunmak suretiyle onlara olan ihsanını ve faziletini, bunun Allah ﷻ katından olduğunu, O’nun desteklemesi ve takdiri ile olduğunu, onların sayıları ve hazırlıkları ile olmadığını hatırlatmıştır. Allah Teâlâ sayıları az veya çok olsun zaferin ve yardımın ancak kendi katından olduğunu onlara tenbih etmektedir. Zira Huneyn günü onların çoklukları onları böbürlendirmişti.

Bununla birlikte bu, onlara hiç bir fayda vermemiş, Allah Resulü ﷺ ile birlikte olan pek azı dışında geri dönüp gitmişlerdi. Sonra Allah Teâlâ, yardımını ve desteğini Resûlü’ne ﷺ ve onunla birlikte olan mü’minlere indirmiştir.” Ey muvahhid mücahid! Bil ki senin hazırlığın, Allah’ın ﷻ emrine itaattir. Zaferse Allah’ın ﷻ katından gelir. O’na ﷻ itaatin ve nehyettiği şeylerden uzak durmanla sana galibiyet ve zafer yazılır.

Bil ki Allah ﷻ sana donanım hazırlamanı emrettiği gibi aynı şekilde başka hiçbir şeye olmaksızın sadece kendisine tevekkül etmeni de emretmiştir. Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor: “Kim Allah’a tevekkül ederse; O kendisine yeter. Şüphesiz ki Allah, emrini yerine getirendir. Gerçekten Allah, herşey için bir ölçü var etmiştir.” [Talak, 3]

Muvahhid mücahid şunu da bilmelidir ki niyetlerdeki gevşeme, kalplerin değişmesi, düşmanın toplanmasından, uçaklarının çokluğundan ve bombalamasından daha şiddetli ve tehlikelidir. Bu nedenle kişi kalbi konusunda çok azimli, İblise ve vesveselerine karşı dikkatli olmalıdır. Zira İblisin, niyetleri değiştirme hırsı çok büyüktür. O bundan, ruh bedenden çıkana kadar vazgeçmez. Bu nedenle muvahhid mücahidin kalbi daima ve yalnızca Allah’a bağlı olmalıdır, başka bir şeye değil.

Kalbe ulaşıp da etki etmesi mümkün şu gibi bazı ifadelerden sakınmalıdır: “İstişhadçılar, çatışmaların kaderini belirliyor”, “Elimizde şu tür silah olduğu sürece yenilmeyiz”, “yaptığımız hazırlık düşmanı yenilgiye uğratmak için yeterli”. Mücahidin lisanı hali, sözü ve kalben kesin inancı şöyle olmalıdır: Her ne kadar büyük olsa da güvenilip itimat edilen şey, yapılan hazırlıklar değildir. Bu hazırlık ancak Allah’ın ﷻ emirini yerine getirmektir.

Ey mücahid! Ey, Allah’ın ﷻ sözü yüce, kâfirlerin sözü alçak olsun diye cihada çıkan! Ey yeryüzünün tümüne tevhidin hâkim olması için her şeyini feda eden! Tevhidini noksanlaştıranlardan ya da bozanlardan olma. Allah’a ﷻ hakkıyla tevekkül et. Zira işleri emriyle çekip çeviren sebepleri yaratan Allah’tır.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları İDRAK MEDYA'ya aittir, resim ve haberler değiştirilemez yalnız dağıtılabilir. Tüm Hakları Saklıdır © 2019 İDRAK MEDYA