İDRAK MEDYA

Bu durumda Allah adına yemin etmek caiz midir?

Bu durumda Allah adına yemin etmek caiz midir?
08 Ocak 2019 - 17:46

Bu durumda Allah adına yemin etmek caiz midir?

SORU: Kardeşlerden biri bir mürted öldürdü. Bu kardeş mürtedlerin eline esir düşünce ona “Sen falancayı öldüren kişi misin?” diye sordular. Bu kardeş de onu öldüren kişi olmadığına Allah adına yemin etti. Bu durumda Allah adına yemin etmek caiz midir?

CEVAP: Kendisi hakkında soru sorulan kardeşin durumunda olan kişinin yapması gereken, sözlerinde ilk olarak kinaye ve tevriye kullanmasıdır. İmran b. Husayn’den mevkuf ve merfu’ olarak şu söz rivayet edilmiştir: “Kinayelerde yalana ihtiyaç kalmayacak kadar alternatif vardır.” (Es-Sünenül-Kübra lil-Beyheki/20842)

Şayet mecbur kalırsa açık bir şekilde yalan söylemesinde bir beis yoktur. Zira savaş, yalan söylemenin mubah olduğu yerlerdendir. Nitekim Esma binti Yezid Allah Rasulü sallallahu aleyhi ve sellem’in şöyle dediğini söylemiştir: “Şu üç yerin dışında yalan helal olmaz.” Bu üç yeri sayarken şöyle demiştir: “Savaşta yalan söylemek.” (Tirmizi/1939)

Şayet yemin etmeye mecbur bırakılırsa sözünde kinaye yaparak yemin etmesinde bir beis yoktur. Ebu Davud Süveyd b. Hanzala’nın şöyle dediğini rivayet etmiştir: “Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem’in yanına gitmek için çıktık. Yanımızda Vail b. Hucr da vardır. (yolda) Onun bir düşmanı onu alıkoydu. Topluluk (beraberimde olan kişiler) yemin etmekten uzak durdular. Ben de Vail b. Hucr’un benim kardeşim olduğuna yemin ettim. Bunun üzerine düşmanı onu serbest bıraktı. Sonra Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem’in yanına gittik ve ben Ona ‘topluluğun yemin etmekten uzak kaçındıklarını ve Vail b. Hucr’un benim kardeşim olduğuna yemin ettiğimi bildirdim. O da şöyle dedi: “Doğru söyledin. Müslüman Müslümanın kardeşidir.” (Ebu Davud/3256)

Şayet açık bir şekilde yemin etmesi dışında serbest bırakılmazsa inşallah bu durumda açık yalan söyleyerek yemin etmesinde bir sıkıntı yoktur. İbn-i İsahak, Esma binti Ebi Bekir’den –Allah ondan ve babasından razı olsun- şöyle dediğini rivayet etmiştir: “Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem ve Ebu Bekir (yola) çıkınca bize içlerinde Ebu Cehil b. Hişam’ın da olduğu bir topluluk geldi. Ebu Bekir’in kapısının önünde durdular. Ben onların yanına çıktım. Bana ‘Ey Ebu Bekir’in kızı Baba nerede?’ dediler. Ben de onlara ‘Vallahi babamın nerede olduğunu bilmiyorum.’ Dedim. Bunun üzerine Ebu Cehil elini kaldırdı –kötü ve çirkin sözlü idi- bana öyle bir tokat attı ki küpem yere düştü.” (Hilyetül-Evliya/2-56) Esma, babasının ve Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem’in yerlerini bilmesine rağmen –çünkü onlara yemek götürüyordu- babasının yerini bilmediğine yemin etti.

Allah Teâlâ en iyi bilendir.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları İDRAK MEDYA'ya aittir, resim ve haberler değiştirilemez yalnız dağıtılabilir. Tüm Hakları Saklıdır © 2019 İDRAK MEDYA