İdrak Medya

CİHAD SAHALARINDA İSTİHBARAT GRUPLARI VE SAVAŞLARI

CİHAD SAHALARINDA İSTİHBARAT GRUPLARI VE SAVAŞLARI
28 Temmuz 2018 - 18:15

CİHAD SAHALARINDA İSTİHBARAT GRUPLARI VE SAVAŞLARI (MAKALE)

 

 

Âlemlerin Rabbi olan Allah’a hamd olsun. Salat ve selam Nebi (A.S.)’a, onun pak ehline, ashabına ve kıyamete kadar onun yolu üzerine olanlara olsun.

Bundan sonra;

Ey Müslüman kardeşim! Artık bizler muvahhidler cihad sahalarında, istihbaratların hile ve tuzaklarını bilmeli, onların oyununa gelmeden her şeyimiz ile tertemiz şeriat için mücadele etmeliyiz. Yıllardır tüm cihad beldelerinde Müslümanlara en büyük zarar istihbaratların eli ile sahaya sokulan veya sonradan istihbaratların eline düşenler vermiştir, Onların yaptığı hile ve tuzaklar bu gün son aşamasına yetişmiş bilakis tağutlara karşı savaşan insanları yaptıkları hile ve tuzaklar ile bizatihi tağutların ordusuna dönüştürmeleri olmuş ve İslam şeriatına karşı savaştırmışlardır.

Ey Müslüman kardeşlerim yıllardır bildiğimiz cihad sahaları olan Çeçenistan, Bosna Hersek, Afganistan, Irak, Şam ve diğer beldelerde istihbaratlar boş durmamış sürekli kendi gruplarını ve adamlarını sahaya koyup Müslüman kılığında sahayı ifsat etmiş, Müslümanlara büyük darbeler vurmuşlardır. Hatta sahanın kazanımlarını canlarını verenler değil istihbaratın oluşturduğu gruplar ve kişiler almışlardır.

Afgan savaşında Müslümanlar Rusya’ya karşı büyük bir mücadele verdiler, Onlara karşı yüzlerce grup vardı, hepsi İslami kimlik altında savaşıyor ve mücahid kimliği altına bürünmüşlerdi. Ama sonradan anlaşıldı ki bu grupların çoğu Pakistan istihbaratı tarafından yetiştirilmiş, Amerika ve Suud gibi ülkelerden büyük destek almışlardı. Bu savaş Rusya’ya karşı olduğu için büyük bir destek görüyordu. Ne zamanki Rusya düştü, Molla Ömer ve beraberindekiler muhacirlerin desteği ile şeriat ilan edip ikame etmeye başlayınca bu grupların hepsinin iç yüzü ve kimin ordusu ve askerleri olduğu ortaya çıktı.

Artık sahada şeriatı isteyenler ile istihbaratların sahaya İslami isim ve söylemleri ile sürdükleri grup ve emirler ortaya çıktı. Amerika, Suud ve Pakistan’ın Afgan sahasında grupların asıl sahipleri ve emirleri oldukları anlaşıldı, Şeyh Usame ve arkadaşları Molla Ömer ile beraber onlara karşı savaşarak güçlerini kırdılar ve Afganistan topraklarına şeriatı hâkim kıldılar. Orada şeyhin ve tecrübelere sahip bir Müslümanın şu sözleri gerçeği anlatan ve ders almamız gereken bir sözdür.

Şeyh Usame diyor ki;

‘’Bu komutanlıklar ve gruplar hakkında mücahid kardeşlerden birinin isabetli bir görüşü vardı, Kendisi yaşı büyük ve kıymetli insanlarla yaşantısında tecrübeli olan birisiydi, Bizler o vakit onun sözünün şiddetinden hoşlanmıyorduk, Size bazı sözleri özetle aktarmaya çalışacağım. Bu liderler tüccar, Onları ilgilendiren liderlikleri, onların şahsı ve menfaatleri davadan önce gelir.

Bizler onlar hakkındaki sözlerine inanmıyorduk bu da bizim şahıslar ve olaylar hakkındaki idrakımızı geciktirdi. Bunun ne gibi büyük zararlara sebep olduğu gizli de değildir. Sonra günler geçtikçe ve olaylar peş peşe yaşandıkça durumlar açıkça ortaya çıkmaya ve içlerinden bazıları hakkında dedikleri doğru çıkmaya başladı. Dahası olaylar o günlerde yaşlarımızın küçüklüğü ve tecrübesizliğimizin nedeniyle asla ummadığımız şeyleri tekit eder şeklinde gerçekleşti.

Bugün ise hepimiz rabbani seyyaf ve komutanlığındaki kuzey ittifakını, Amerika ve yardımcılarının destekçileri olduğunu biliyorsunuz. Aynı şekilde Irak’ta da İslami parti ve bazı grupların Müslümanlara karşı Amerika’yı desteklendiğini biliyorsunuz, Bu açık bir küfür ve riddettir.’’

Ey kardeşlerim! vallahi bugün, Şam’daki grupların hali, o grupların halinden daha şiddetli ve açıktır. Bu grupların çoğu Amerika, Suud, Türkiye ve diğer devletlerin dostları ve yardımcılarıdır.

Ey kardeşlerim ! Şüphesiz ki Bosna cihadı size uzak değildir, Orada canlarını veren fedakâr Müslümanlar olmasına rağmen Bosna necis demokratların ve istihbaratların desteklediği grupların eline geçti, Demokrat olup bu istihbaratlara teslim olanı bir kahraman gibi önümüze çıkarıp yıllarca Müslümanları kandırdılar, Bosna bizlere uzak değildir ey kardeşlerim.

Şüphesiz ki Çeçenya cihadında da bize büyük dersler ve tecrübeler vardır. Bir avuç Müslümanın nasılda koca Rusya’ya darbeler indirdiğini, ona diz çöktürdüğünü hepimiz görmüşüzdür. Rusya’ya vurulan bu darbe Mücahidlerin davasının yayılmasına sebep oldu, Ama Çeçenya’da yine cihad sahalarında olan istihbarat oyunu ve hilesi kendini gösterdi. Çeçenya’da da İslami söylem ve isme sahip olup sahada olan grupların Rusya ile anlaşıp şeriatı isteyen mücahidlere karşı Rusya’nın yanında yer aldılar, Bunların başındaki azgın Kadirov’un babası Çeçenya’nın müftüsü olan Ramazan Kadirov’dur.

Bunlar Rusya ile anlaşıp Çeçenya’daki mücahidlere karşı savaştılar, Yıllarca Rusya’ya karşı beraber savaşan bu gruplar ne oldu da birden Rusya’nın yanında yer aldılar, Kendi kasapları ile beraber olup ta onlara yardıma gelenlere karşı niçin savaştılar. İşte ey Müslümanlar bunlarında daha önceden Türkiye veya başka devletlerin istihbaratları ile olan bağlantıları, Çeçen sahası bu grupların eline düşmüş, kafir yine yıllardır bizlere karşı yaptığı oyunu tekrarlamıştır.

Ey kardeşlerim! Nebi (A.S.) buyuruyor ki ‘’Müslüman bir delikten iki defa ısırılmaz’’. Peki bizlere ne oluyor ki olaylardan ders çıkarmıyoruz, Oynanan oyun ve hilelere her defasında daha şiddetli bir şekilde inanıyor her defasında da ısırılıyoruz. Tabi bunun bedeli bizlere ağır oluyor, Canlarımızı uğruna verdiğimiz şeriat, her gün biraz daha bizden uzaklaşıyor, Küfür sistemi devam ediyor. Savaşan, öldürülen, zindanlara atılan bedelini ödeyen bizler, ama savaştığımız mıntıkalara hükmeden istihbarat gruplarının dostları ve yardımcıları oluyor.

İşte ey Müslümanlar sürekli oynanan oyun ve kurulan tuzak aynı şekilde devam ediyor. Cihad sahaları istihbaratların kurduğu bu gruplar ile dolu. Ne yazık ki sözde şeriat isteyen gruplar bunlarla beraber yaşayıp bunları dost edinip beraber hareket ediyorlar. Bizlerin artık bunların tuzaklarını görmemizin zamanı gelmedi mi?

Ve işte Irak sahası, savaşın şiddetli alevlerinin her kesimi yaktığı saha ‘’ Irak sahası ’’, Mücahidlerin Amerika ve onun ortağı İslam coğrafyasındaki uşakları Rafızilere kök söktürdüğü, alevlerin yaktığı, Müslümanların intikamının alındığı ve İslam Devletin’e geçişin yani şeriatın uygulandığı topraklar ‘’Mezopotamya’’.

Vallahi ey Müslüman kardeşlerim! mücahidler Irak’ta düşmanlarına karşı çok büyük darbeler vurarak onları hezimete uğratarak birçok mıntıkayı ele geçirip kalplerimizi ferahlattılar. Amerika ve dostları büyük darbeler almış korkuya kapılmışlardı, Bu hezimetin acısını fazlasıyla tadıyorlardı. Ta ki diğer cihad sahalarında olan olayların Irak’ta vuku bulmasına kadar, Yine bizim gibi giyinen, bizim sözlerimizi söyleyen, bizimle aynı mıntıkalarda yaşayanların kendilerini, Müslümanların kasapları olan bu istihbaratlara ve yardım aldıkları devletlere satana kadar. Irak’ta da Amerika’ya karşı savaşan aşiret ve bazı grupların Suud ve diğer efendilerin emirleri ile Amerika’nın safına geçtiler ve mücahidlere karşı onursuzca savaştılar.

Bu aşiretler ve gruplar Suud istihbaratı tarafından yönlendirilip Amerika ve Rafıziler ile beraber mücahidlere saldırdılar. Sahve grupları oluşturuldu ve onlara Irak’ın bazı yerleri ve makamları teklif edilerek Irak vatanın birer askeri oldular. İşte ey kardeşlerim yine sahada aynı oyun tekrarlandı, hile ve tuzak aynı, değişen bir şey yok. Kâfirler artık cihadı ve mücahidleri zarar görmeden en az bir hasarla nasıl yeneceklerini ve engelleyeceklerini çok iyi biliyor ve uyguluyorlar, Ama bizler her defasında aynı hilenin tuzağına düşüyor ve bedelini en ağır şekilde ödüyoruz.
İşte ey Müslümanlar hile ve tuzağın en büyüğü ve her şekli ile kendini gösteren, en küçük ayrıntısı ile ortaya çıktığı yer ‘’Şam sahası’’. İstihbaratların neredeyse tüm oyunlarını oynadığı bir saha, öyle ki Şam’da olan olayların sadece Şam’la sınırlı kalmayıp bütün dünyaya etki etmesi ve her yerde ki istihbaratların hile ve tuzaklarını göstermiş, onların bugüne kadar yetiştirdikleri grupları, kişileri ve yaptıkları oyunları ortaya çıkmıştır.

Şam sahasında Esad’a karşı savaş başladığında Amerika ve dostları hemen gruplarını kurmaya başladılar, Özellikle Esad’ın devrilmesi için ondan ayrılan subaylar ‘’ Ceyş-ul hur ’’ yani ‘’ Özgür Suriye Ordusu’nu ’’ kurdular. Tabi ki bu kurdukları tuzağın sadece bir kısmıydı, Sahada birçok grup buna bağlı olarak çalışıyor ve bunlardan para alıyordu, Çok açık bir şekilde bunların Amerika ve dostlarının orduları oldukları ortadaydı. Amerika’nın emri ile birçok devlet bunlara maddi yardımlar yapıyor malzeme ve silah veriyordu, Bazılarını kendi ülkelerinde hem askeri hem de siyasi olarak yetiştirdiler. Bu grupların başındakiler Avrupa, Türkiye, Suud, Ürdün ve Amerika’nın emri ile görev aldıkları diğer devletlerin yönlendirilmesi ile hareket ediyordu, Bunlar gayelerini açıkladılar ve Suriye’yi özgürleştirip demokrasi ile yöneteceklerini söylediler.

Yine Şam sahasında İslami isim ve söylem kullanan bununla insanları kandıran özellikle Amerika’nın müttefiki olan Suud, Türkiye ve Katar’ın eli ile bizzat yönlendirilen gruplar olan Ahrar-uş Şam, Feylak- uş Şam, Ceyş-ul İslam, Liva tevhid, Nurettin Zenki ve benzeri gruplardır, Bu gruplar İslami isim ve söylem ile ortaya çıkıp özelikle insanları etrafında bu söylem ile toplayıp tamamen bu devletlerin menfaatleri doğrultusunda kullanıyorlar.

Özellikle bunların bu isimler ile kurulma gayesi insanların mücahidlere katılmaması ve kurdukları bu gruplar ile tağut sistemlerini korumaya çalışmalarıdır, Bu grupların hiçbir zaman gayeleri şeriatı ikame etmek olmamıştır, Tamamen dünya menfaatleri için çalışmışlar ve sürekli beraber oldukları istihbarat devletlerinden emir ve yardım alarak en büyük savaşı İslam devleti karşı vermişlerdir, Efendilerinden gelecek yardımı almak ve onlardan olduklarını tüm Dünya’ya göstermişlerdir, hatta bu gruplar İslam devletine karşı savaşta Amerika, Suud, Katar, Türkiye, Ürdün ve diğer devletlerden milyon dolarları bulan paralar almıştırlar.

Bu gruplar efendilerinden aldıkları emir ile Halep ve İdlib’de İslam Devleti’ne saldırmış yüzlerce muhaciri şehid etmiş ve esir almışlardı, Bu İslam Devleti Musul’u alınca Türk konsolosluğu ve çalışanlarını esir aldı, Türkiye ile esir takası yapılınca Türkiye bu gruplardaki İslam Devleti’nin esirlerini alıp İslam Devleti’ne verdi, Ahrar, Zenki, Feylak, liva tevhid ve ‘’Cephetul husranın’’ elindeki İslam Devleti mücahidlerini alıp Türkiye esirleri ile takas yaptı.
İslam Devleti’nin Şam’a girmesi ile ve Şam’da şeriatı ikame edip İslam’ın esaslarının dışında hiçbir şeyi tatbik etmemiştir, Tamamen İslam’ın esaslarını seleften gördüğü şekilde sahada uygulamış ve hiçbir kınayıcının kınanmasından da korkmamıştır.

Tabi ki sahada olan İslam devletinden ayrılan ve bu ayrılığı ve Müslümanların safını bölme fetvasını veren El-Kaide’nin emiri Zevahiri ile sahada var olmak için, İslam Devletin’i engellemek için bulunan Cevlani ve El-Kaide’nin adamları bu grupların bizatihi bu devletler tarafından kurulduklarını ve desteklendiklerini bilmelerine rağmen onlarda gidip bu gruplar ile birlikte İslam Devleti’ne savaş açtılar, İslam Devleti’nin safı yerine bu gruplarla beraber oldular, Şeriat yerine bunların kurduğu sistemi tercih ettiler Müslümanlar yerine bu istihbarat orduları ve yandaşlarını tercih ederek artık dostlarını ve kardeşlerini belli ettiler.

Ey Müslümanlar aklı olan herkes için Cevlani ve Kaide’nin Zevahiri’si yıllarca gelmesi için mücadele ettiğimiz şeriatı ve bunun için bedel ödeyen sadık mücahidleri düşman ilan ettiler, onlarla savaştılar ve şeriatın önüne en büyük engel yine bunlar oldular.

Cevlani ve Zevahiri’nin adamları, Amerika’nın yılarca Mücahidlerin davalarını karalamak için oluşturdukları belam ve cemaatlerin yapamadığını yaptılar ve böylelikle Amerika ve mürted Devletlerin yapmak istediğini onlara altın tepside sunarak artık onlarda bu hile ve tuzağın içinde yerini aldılar. Cevlani ve Zevahiri’nin adamları bizzat Amerika ve mürted Devletlerin oluşturdukları ordular ile beraber hareket ediyor onlarla beraber islam devletine savaş açıyor ve bu şekilde artık onların safında oluyordular. Evlerinden İslam Devletini kurmak ve şeriat için çıkan insanları kandırıp şeriata karşı savaşmalarını bunlar sağlıyordu artık istihbaratların amaçları için kullanılan bir harekete dönmüşlerdi.

Cihad eden oluşumların en çok dikkat etmeleri gereken şey şüphesiz ki saflarının net olması davalarının açık olması ve hiç bir Devlet, istihbarat, ordu ve yandaşları ile beraber olmamaları gerekirken ve bu yıllarca tecrübe edilip bilinen bir mesele olmasına rağmen ümmete ve İslam’a büyük zararına rağmen bunu bilen Zevahiri ve adamları sırf İslam Devletine kin, düşmanlık ve hasetlerinden dolayı gidip bu gruplarla beraber olup insanları ve gençlerin kanını istihbaratların amaçlarına sundular. Bunu yaparak artık istihbaratların kullandıkları bir harekete dönüştüler.

Evet, Şam sahasında İslam Devleti hariç tüm gruplar şeriatı ikameden yüz çevirmiş varlıklarını sürdürmek için bu devletler ile işbirliğine girmiş bunların emri ile İslam Devletine her yerde saldırmışlardır. Şeriatı ikame etme yerine demokrasi ile yaşamayı tercih etmiş ve şuan TC’nin emrinin dışına çıkmadan onlardan aldıkları yardım ile varlıklarını sürdürüyorlar.

Özellikle şuan İdlib, Afrin, Bab, Cerablus, Hama ve Halep kırsallarındaki grupların çoğu direk olarak TC ile beraber onun ordusu gibi hareket ediyorlar. İdlib kırsalındaki HTŞ (Heyetut Tahrir Şam) ve onunla beraber olanlar ise biraz daha kapalı bir şekilde TC ile tam bir çalışma içerisindeler. Yakaladıkları muhacirleri direk TC ye teslim ediyor TC ise bunların bir kısmını kendi sorguluyor diğerlerini ise anlaşmaları olan devletlere teslim ediyor.

Şam sahasını bu hale getiren en büyük sebeplerden biride tağutlardan gelecek zararı gidermek veya varlıklarını, menfaatlerini ve emirliklerini koruma ve devam ettirme sevdasında olan emirlerin (sözde cihad etmiş kişilerin sözde âlim dedikleri kişilerin) Şam’ın bu halini bilmelerine rağmen buna destek çıkmaları ve istihbaratlar ile çalışanları dost ve kardeş edinmeleridir.

Ey İslam ümmeti artık Amerika ve beraberindekilerin hile ve tuzaklarını görme vakti gelmedi mi?

Ey İslam ümmeti artık kanlarımızı ve canlarımızı sadece Allah’ın dini için verme vakti gelmedi mi?

Ey İslam ümmeti Müslümanları aldatan emirlerin aldatıcı hallerini görme vakti gelmedi mi?

Ey İslam ümmeti artık liderlerin aldatıcı söylemlerini anlama vakti gelmedi mi?

Ey İslam ümmeti bel’amların aldatıcı ve batıl sözlerini görme vakti gelmedi mi?

Ey İslam ümmeti artık ümmeti kandıran gençleri istihbaratların ordusu yapan bu mücrimlere cevap verme vakti gelmedi mi?

İşte ey kardeşlerim Amerika ve yandaşları olan ülkelerin yıllardır cihad sahalarındaki hile ve tuzaklarının bir kısmı bunlardır. Aynı hile ve tuzakları yıllardır tüm cihad beldelerinde tekrarlanmaktadır. Onlar mücahidlere karşı en etkili savaşın bu olduğunu iyi biliyor ve bu şekilde sahadaki grupları ve insanları para, makam veya ırkçılık söylemleri ile aldatıp kendi ordularına dönüştürüyor ve mücahidlere karşı savaştırıyorlar. Gerek kendi yetiştirdikleri gerekse savaşın uzun ve şiddetini kaldıramayan, yoldan sapmış sözde mücahidleri ve bel’amların kandırmaları ile ümmetin evlatlarını Amerika ve beraberindeki ülkelerin menfaattarı için onların ordusu haline getirdiler.

Ey kardeşlerim bizlerin artık canlarımızı ve mallarımızı Rabbimizin dini için vermeliyiz. Artık bu aldatıcıların hallerini iyi bilmeli ve sadıklarla beraber olmalıyız. Artık bizlerin çabalayıp kazandıklarımızı kâfirlerle beraber olanların almasına müsaade etmemeliyiz.

ALLAH EMRİNDE GALİPTİR LAKİN İNSANLARIN ÇOĞU BİLMEZLER.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
KÖŞE YAZARLARI

Yeni Web Sitemizi Nasıl Buldunuz ?

Yeni Web Sitemizi Nasıl Buldunuz ?

  • Beğendim --> 2
  • Begenmedim --> 0
  • Güzel Ama Geliştirilebilir. --> 1
  • Kararsızım --> 0
Gönder
Sonuçlar

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları İDRAKMEDYA ' ya aittir, resim ve haberler değiştirilemez yanlız dağıtılabilir. Tüm Hakları Saklıdır © 2019 iDRAKMEDYA