İDRAK MEDYA

Cihadın Yahudilerinin Şam’ın Şehirlerini ve Ehlini Hevaları İçin Yıkmaları ve Öldürmeleri

Cihadın Yahudilerinin Şam’ın Şehirlerini ve Ehlini Hevaları İçin Yıkmaları ve Öldürmeleri
30 Temmuz 2019 - 17:11

Cihadın Yahudilerinin Şam’ın Şehirlerini ve Ehlini Hevaları İçin Yıkmaları ve Öldürmeleri

Bugünlerde Rusya ve Nusayri rejimi tarafından İdlib, Hama ve kırsallarındaki şehirler şiddetli bir şekilde vuruluyor, şehirler yıkılıp içindeki insanlar uçaklar tarafından atılan bombalarla katledilip yakılıyor. Aylardır devam eden bombardımanlarda birçok belde yıkılıp yüzlerce insan katledildi.

Geçtiğimiz senelerde İslam Devleti Şam ve Irak’ta şeriat ilan ederek Allah ﷻ’nün hükümlerini tatbik edince El-Kaide’nin Şam’daki taifesi ve diğer gruplar ona şiddetli bir şekilde karşı çıkmışlardı. “Bu zamanda şeriat ilan edilmez” diyerek bunun yıkıma, insanların ölümüne sebep olacağını dile getirmişlerdi. Allah ﷻ’in şeriatı yerine yerel meclislerin koyduğu kanunlar ile Allah ﷻ’in şeriatından uzak bir şekilde yaşayıp bununla devam edilmesi gerektiğini dile getirip insanları şeriattan ve İslam Devleti’nden uzaklaştırdılar.

İslam şeriatının tatbik edilmesinin vakti olmadığını dile getirdiler. Amerika, Türkiye ve diğer devletlerin yaptığı yıkımı ve katliamın sebebinin İslam Devleti olduğunu söylediler.

Peki; bugün Rusya, İdlib halkını hangi sebepten ötürü vuruyor?

İslam Devleti için mi yoksa El-Kaide için mi yoksa Türkistanlılar için mi? Suçlu kim?

Amerika müttefikleri ve Taliban’ın sıkı dostu Türkiye’nin orduları ile İslam Devleti’nde katliam yaparken şehirleri tonlarca bombalarla yıkıp harabeye çevirirken suçlu İslam Devleti ve tatbik etiği şeriatıydı da bugün Rusya ve İran’ın yaptığı katliamların sorumlusunun El-Kaide ve diğer gruplar olması gerekmez miydi?

Günümüzde cihadın Yahudileri olan Şam El-Kaidesi özelikle şehirlerin yıkılmasını insanların öldürülmesini dile getirip insanları şeriattan ve ona destek olmaktan alıkoydu ve bunun için de ellerinden gelen her şeyi yaptılar. İslam Devleti ve şeriatının yıkılması için ellerindeki bütün imkânları kullandılar.

İslam Devleti şeriatı ikame ederek onu tatbik ederek büyük bir savaşın içine girdi. Amerika ve yandaşları onunla savaştılar. Mücahidleri şehid ederek şehirlerini yıkıp yaktılar. Onlar bu yıkımı ve öldürülmeyi Allah ﷻ’in dini için, şeriatı için yaşadılar. Ölenler Allah ﷻ’nün kelimesinin en yüce olması için öldüler ve yıkılan şehirler bunun için yıkıldı.

Şehirler ya Allah’ın şeriatı ile ayakta kalacaktı ya da kâfirlere yıkım ve elem olarak kalacaktı. Canlar ya Allah’ın kelimesi için verilecekti veya her karışta bu uğurda yaşanılacaktı.

Allah’ın şeriatı için mücadeleden alıkoydukları Şam ehli ne yazık ki bugün beşeri kanunlar, yerel meclisler, Katar, Türkiye ve ılımlı İslam dedikleri demokrasi için katlediliyor.

Bu demokratlar bugün İdlib, Hama ve diğer yerlerde ne şehirleri yıkımdan kurtardılar ne de insanları ölmekten.

Peki, şeriata karşı çıkan veya erteleyen bu menhec Şam ehline ne kazandırdı veya onlardan neyi savdı, onları hangi zarardan alıkoydu?
İşte İdlib ve Hama halkı ne Allah’ın şeriatı ile yönetiliyor ne de üzerlerine atılan bombalardan kurtuluyor. Şam sahavatı ne şehirleri yıkımdan kurtarabildi ne de çocukları, kadınları ve yaşlıları katliamdan kurtardı.

Bu bozuk menhec ve cihadın Yahudileri bu halka temiz şeriatın gelmesini engelleyip onları tağutlardan yardım dileyecek bir hale getirdi. Tağutların onların önüne atıkları kırıntılarından dolayı onların milislerine dönüştüler. Rusya ve Nusayri rejim tarafından vurulduklarında Amerika, Türkiye veya Avrupa’dan yardım dileyecek bir hale getirdiler.

Bir ay içinde onlarca belde yıkıldı, yüzlerce insan öldü ve halen de Rusya ve Nusayri rejimin saldırıları altında yıkım ve ölüm devam etmektedir. Madem gaye insanların yaşaması idi, madem şeriat onlar için gaye değildi peki niye o zaman şehirler yıkılıyor, insanlar öldürülüyor?

Şüphe yok ki bir topluluğa en büyük iyilik onları hidayete çağırıp bu hal üzerine yaşamaları için mücadele etmektir. Onun içindir ki yeryüzünün en hayırlıları insanlara en faydalı olanlar Allah ﷻ’nün elçileridir ki onların görevleri insanları hidayete çağırıp bu hal üzerine gereken bütün bedelleri vermeleri pahasına da olsa yaşayıp Allah’a kavuşmalarıdır.

Peki, ey insanlar hangi akıbet daha hayırlıdır?

Allah’a teslim olmuş onun şeriatı ile hükmedilen topraklarda yaşayıp bu uğurda ölmek mi? Yoksa tağut devletlerin maslahatları ve siyasi hamleleri için onların verdiği kırıntılar ile hayatını yaşayıp bu uğurda ölmek mi?

“Allah emrinde galiptir lakin insanların çoğu bilmezler.”

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları İDRAK MEDYA'ya aittir, resim ve haberler değiştirilemez yalnız dağıtılabilir. Tüm Hakları Saklıdır © 2019 İDRAK MEDYA