İdrak Medya

Dünya Bel’amları Kudüs Üzerinden Halkları Kandırmaya Devam Ediyorlar

Dünya Bel’amları Kudüs Üzerinden Halkları Kandırmaya Devam Ediyorlar
09 Kasım 2018 - 15:17

Dünya Bel’amları Kudüs Üzerinden Halkları Kandırmaya Devam Ediyorlar

 

Dünya Müslüman! Âlimler Birliği Genel Sekreteri Karadaği “Kudüs Müslümanların kalbi durumundadır ve namuslarını temsil eder. Yahudi işgali gerçeği değiştirmeyecektir.” Diyerek halkları kandırmaya devam etti.

Dünya Müslüman Âlimler Birliği 5. Genel Kurulu Grand Cevahir Otel’de bugün düzenlenen kapanış oturumunun ardından tamamlandı. Toplantının bugünkü kapanış oturumunda Genel Sekreter Prof. Dr. Ali Karadaği, sonuç bildirgesini okudu.

Tağutların tahtlarını ayakta tutan ve onların küfür ve şirklerini meşrulaştırarak insanlara onlara itaat etmelerini emreden saptırıcı ve cehennem davetçisi bel’amlar, her zaman olduğu gibi yine insanlara doğru olarak kabul ettirdikleri Filistin meselesi ve Kudüs davası üzerinden onları oyalamaya devam etmekteler.

 

Demokrat Filistin’i Öne Çıkararak Gerçek İslam’ı Gizleme Çabası
Yahudilerin Filistin’e ve Filistinlilere saldırısının İslami davayla hiçbir alakası olmamasına ve sırf toprak için saldırıyor olmalarına rağmen bu durumu İslamileştirme gayretine girerek demokratik bir yönetim isteyen Filistin’i Yahudilerin saldırısına uğrayan ve dinlerini savunan Müslümanlar olarak göstererek insanları gerçek İslam’dan uzak tutmayı ve İslam’ın savunucuları olan ve sırf Allah’ın hükümlerine bağlandıkları için tüm dünyanın üzerine üşüştüğü yüzlerce sivilinin, çocuklarının haçlı koalisyon tarafından öldürüldüğü yine İslam’ın en büyük simgelerinden olan onlarca mescidlerinin, içlerinde Yahudi ve Hristiyanların da olduğu tüm dünyanın azılı kâfirlerinin koalisyonları tarafından vurulduğu İslam Devletinden soğutmayı uzak tutmayı ve düşmanlaştırmayı hedeflemektedirler.
Zira bu bel’amlar günümüze dek patronları olan Tağutların kendilerinden razı olmadıkları hiçbir topluluğu övmemiş ve savunmamıştır.

Belam’ların sekreteri Karadaği, Türkiye’ye, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a teşekkür ederek, Türkiye’nin mazlumların yanında yer aldığını ve ümmetin davasına sahip çıktığını söyledi. Karadaği, Müslümanlara en büyük düşmanlık yapanlar listesinde ilk sıralarda olan, ümmeti parçalamak dinlerinden döndürmek ve demokratlaştırmak için tüm gayretini ortaya koyan ve NATO’nun Müslümanlara karşı en sadık müttefiki ve ağır silahı olan Türkiye Tağutu Erdoğan’ı ümmetin davasına sahip çıkmakla nitelemesi saptırıcılığının boyutunu açıkça ortaya koymaktadır.

 

Tağutlara İtaat Farz, Cihad İse Haram!
Konferansa Türkiye dışında 6 kıtadan binden fazla, Türkiye’den ise 150’yi aşkın ilim ve fikir adamının katıldığını bildiren Karadaği, toplantının en büyük ve en uzun toplantı olması açısından önemli olduğunu söyledi.
Konferansa katılan saptırıcı bel’amlardan birisi olan Yusuf El-Karadavi, cehennem davetçilerinin önde gelenlerindendir. Zira Amerika Afganistan’daki Mücahidlere karşı savaş açtığında ve Mücahidler Amerika’ya büyük darbeler indirdiği bir dönemde “Her bir vatandaş ülkesinin reisine itaat etmekle mükelleftir, örneğin Amerikalı bir Müslüman Amerika başkanı Bush’a itaat etmek zorundadır.Dolayısıyla bu Müslümanın Amerikan ordusunda askeri görevini yerine getirmesi vaciptir.” diyerek Allah azze ve celle’nin kendisine karşı savaşmayı her Müslümana emrettiği İslam’ın ve Müslümanların en azılı düşmanlarından olan Bush’a bir Müslümanın itaat etmesinin vacip olduğunu söylemiş hatta Müslümanlara karşı savaş içerisinde olan Amerikan ordusunda görev yapmayı bile vacip olduğunu söyleyecek kadar alçalmıştır.

Bunun mukabilinde Özellikle Suud bel’amları olmak üzere Cehennem davetçileri kâfir ve mürted olan yöneticilere karşı çıkılmasının ve onlara karşı cihad edilmesinin haram olduğuna fetvalar vererek kendilerine tabi olanları saptırmışlardır ve hala da saptırmaktadırlar.

Allah Teâlâ’nın, Tağutların uşakları olan bu kitap yüklü merkepleri helak etmesini ve onların aldatması sonucunda saptırılan kullarını onların ağlarından kurtararak hidayet etmesini, hala sapıklığında ısrar edenleri de helak etmesini diliyoruz.

 

Şeyh Adnani’nin Bel’amlara hitaben dedikleri
Şeyh Mücahid Ebu Muhammed El Adnani’nin (Allah O’ndan kabul etsin) “Yaşayan da Açık Bir Delille Yaşasın” Başlıklı konuşmasında saptırıcı belamlar hakkında söyle diyor:

“Evet, ey Müslümanlar! Ölen de açık bir delille ölsün, yaşayan da açık bir delille yaşasın.
Belamlara, dinar ve dolar şeyhlerine ve davetçilerine, büyücü komitelerine, münafıklara ve büyük uşaklara gelince; kustuğunuz fetvaların yalanı ortaya çıktı. Yaymaya çalıştığınız şüpheleriniz ortaya çıktı ve bozuldu. Bundan sonra Allah’ın izniyle efendileriniz size asla fayda sağlamayacak ve her ne kadar ciddileşip üzerlerinden tembelliği atsalar da hayal kırıklığına uğrayacaklar.

Herkes onların hakikatini öğrendi. Ne zaman ki, efendileri insanları ellerinde tuttuğunda; kendilerine itaatin vacip olduğuna, emirlerine muhalefetin ve cihadın haram olduğuna dair fetva verirlerdi. Her ne kadar küfretseler, hadlerini aşsalar, azgınlaşsalar ve fesadı yaysalar bile…

Mücahidler bir şehirde temkin sağladığında ve Allah’ın indirdiğiyle hükmettiğinde kanları coştu, öfkelerinden çatladılar ve kusmalarına geri döndüler. Ve ne olursa olsun Müslümanların kanlarının akmasına ve evlerinin ve yaşam alanlarının yok olmasına neden olsa da Mücahidlere itaat etmeme, onlarla savaşmanın vacip olduğuna, bulundukları yerden çıkarılmasına ve köklerinin kazılması hakkında fetva vermekle beraber bu hususta kâfirlerle yardımlaşmanın uygunluğu ve caizliğine dair açıklamalarda bulundular.

Her ne kadar kâfirler Müslümanlara katliamlar yapsalar, işkenceler etseler, evlerini ve barklarını yıksalar ve yurtlarından etseler de; bunlara karşı kör, sağır ve dilsiz olurlar. Ne fetva verirler, ne inkâr ederler, ne de kınarlar.

Ne zaman ki, mücahidler dünyanın bir ucunda bir kâfiri öldürse veya herhangi bir şekilde karşılık verse, ilim eşekleri haykırır ve utanmaksızın ve sıkılmaksızın seferber olurlar. Ve yapılan saldırıdan beri olduklarını, saldırıyı kabul etmediklerini, kınadıklarını, kibirlendiklerini, şamar attıklarını ilan eder ve ciyaklarlar.

Müslümanların işgal edilmiş ülkelerindeki Tağut yöneticilerin, İslam’ı bozan unsurlardan bulaşmadıkları bir unsur kalmadı. Belamlar da bu Tağutları savunmak için tahrif etmedikleri, boyamadıkları ve seferber etmedikleri delil bırakmadılar.

Mücahidler ne zaman bir şiarı yüceltir, bir sünneti ihya eder, bir hükmü veya bir haddi uygularlarsa saray âlimleri hemen onları suçlar, kötüler, yaptıklarını inkâr eder ve insanları Allah yolundan alıkoymak için şüpheler yayınlarlar.

Kıyamet gününde size eyvahlar olsun ey belamlar. Sırların açığa çıktığı gün sizin için hiçbir mazeret yoktur. Eyvahlar olsun size! Kur’an’ı tahrif ettiniz ve değiştirdiniz.
İslam’ın hoşgörüsünü kâfirlere, Tağutlara ve müşriklere dost olmak yaptınız. Saldırgan düşmanın askeri üssünü hem Müslümanların, hem zimmet ehlinin, hem de güven içinde olanların beldesinin tam ortasına yaptınız.

Küfür ve şirk olan demokrasiyi şer’i şura yaptınız. Hak konusunda susmayı ve batılı inkâr etmek yerine onu ikrar etmeyi övülen bir sabır kıldınız. Mürted yöneticilere dostluğun ve zalimlere meyletmenin, bir hikmet, yumuşaklık ve doğru bir görüş olduğunu belirttiniz. Zalim ve kâfir kralın yanında hakkı söylemeyi, emir sahiplerine muhalefet ve onlara karşı çıkma olarak lanse ettiniz.

Allah’ın indirdiklerini gizlediniz, cihadı yasakladınız, cihada teşvikin fitne ve cihad etmenin de en büyük fesad olduğunu söylediniz. Düşman kâfirlere saldırmayı, masum kanı dökmek olarak lanse ettiniz. Hakkı ikame eden Mücahidleri dinden çıkmış hariciler kıldınız. Mürtedleri, laikleri, ulusalcıları, demokratları, Amerikan uşaklarını ve köpeklerini mücahid ilan ettiniz.

Tağuta küfretmeyi büyük bir fitne saydınız. Vela ve berayı da suç saydınız. Kâfir ve mürted olan Tağut yöneticilerin doğru yöneticiler, adil sultanlar ve Müslüman yöneticiler olduğunu söylediniz.
Allah’ın kitabını arkanıza attınız, Allah’ın ayetlerini az bir paraya sattınız ve Allah’ın ayetlerinden ve dininden sıyrıldınız.

Ey mürtedler! Örneğiniz köpek ve yük taşıyan eşeğin örneği gibidir. Hidayet yerine dalaleti ve mağfiret yerine azabı satın aldınız. Allah’ın, meleklerin ve tüm insanların laneti üzerinize olsun.

Kıyamet gününde Deyyan’a gideceğiz

Hasımlar Allah katında toplanacaktır

Hesapta karşılaştığımızda öğreneceksin

Yarın Allah katında kimin suçlu olduğunu”

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
KÖŞE YAZARLARI

Yeni Web Sitemizi Nasıl Buldunuz ?

Yeni Web Sitemizi Nasıl Buldunuz ?

  • Beğendim --> 5
  • Begenmedim --> 0
  • Güzel Ama Geliştirilebilir. --> 1
  • Kararsızım --> 0
Gönder
Sonuçlar

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları İDRAKMEDYA ' ya aittir, resim ve haberler değiştirilemez yanlız dağıtılabilir. Tüm Hakları Saklıdır © 2019 iDRAKMEDYA