İDRAK MEDYA

Eski Âlimlerinin Diliyle: ‘Tağutlaşan HTŞ’

Eski Âlimlerinin Diliyle: ‘Tağutlaşan HTŞ’
25 Aralık 2018 - 18:27

Eski Âlimlerinin Diliyle: ‘Tağutlaşan HTŞ’

HTŞ milisleri tarafından adeta ağızlara sakız olan ‘Biz Âlimlerimize Tabiiyiz’ sözü bugün kendi aleyhlerine işliyor.

İslam Devleti’ne karşı savaşta belamları âlimler diye lanse edip, onlara tabi olmakla yükümlü olduklarını bahane eden ve böylece Allah s.v.t’nın emirlerine asi olan üzerlerine vacip olan hicret ve biat amellerini âlimlerini bahane ederek yerine getirmeyen taife, bugün daha önceden âlim dedikleri belamlar tarafından tağut diye vasfediliyorlar.

Âlimlerine tabi olduklarını iddia eden bu yalancı taife âlim diye adlandırdıkları Ebu Muhammed El Makdisi, Ebu Basir Tartusi, Abdullah Muhaysini, Abdurrezzak El-Mehdi, Sami Ureydi ve Ebu Katade Filistini gibi belamları âlim diye adlandırarak bu belamlara toz kondurmuyorlardı. Gün geçtikçe her iki tarafında maskeleri iyice düşmüş ve gerçek yüzleri ortaya çıkmış oldu.

HTŞ İslam Devleti’ne karşı destek verdiği mürted ÖSO ile aynı saflarda yer alıp tagutların güdümünde çalışmış ve Allah’ın şeriatına karşı savaşıp topraklara Allah’ın s.v.t’nın indirmiş olduğu kanunlar yerine maslahat kanunlar ile hüküm sürüp Allah Teâlâ’ya karşı sınır mücadelesine girmişti.

Diğer taraftaki belamlar ise, Kendi ülkelerinin istihbarat servisleri isteği üzerine fetvalar yönlendirmeler ile konuşmalar yapıp irtidatlarını daha da gün yüzüne çıkarmış oldular.

Bir zamanlar sırf insanları İslam Devleti saflarına katılmasını önlemek için HTŞ milislerine asrın mücahitleri hak taife gibi yakıştırmalarda bulunan belamlar, bugün HTŞ’ye tağut, yalancı ve cihadın kumarbazları gibi sözler söylüyor.

Bunların en sonuncusu ise Ebu Basir Tartusi’ye yakınlığıyla bilinen bir sosyal medya kuruluşu TNT, HTŞ ve lideri Ebu Muhammed El Cevlani hakkında sert ifadeler içeren bir açıklama yayınladı.

HTŞ’nin İdlib’de vergi almasını eleştiren sosyal medya kuruluşu, Suriye İslam Meclisi’nin “İslam’da verginin hükmü” başlıklı bir fetvasını yayınladı.

Kuruluş, HTŞ askerlerinin sivil bir araca ateş açarak 10 yaşındaki bir çocuğu öldürdüğünü söylediği açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “HTŞ zorba milisleri, tağutları olan Cevlani’nin uydurduğu kanunları uygulamak için Müslümanları öldürmek istiyorlar. İslam öğretisine göre vergi almak haramdır; ancak belirli koşullarda zenginlerden almak caizdir. HTŞ, bunlardan hiçbirini yerine getirmiyor. HTŞ 200 Suri (2 Türk Lirası) için 10 yaşında çocuk öldürdü.”

Bu ifadeler ile HTŞ lideri El-Cevlani’ye tağut, askerlerine tağutun askerleri olarak ifade edip ve şeriatın hiçbir hükmünün uygulamadığını sadece emirlerin keyfi kanunlarının yürürlükte olduğunu söyleyerek HTŞ’yi ağır bir dil ile eleştirdi.

Çok sevdikleri eski HTŞ kadısı Sami Ureydi de HTŞ için : “Cihadın kumarbazları” demişti. Cevlani için de “Eski tecrübe sahiplerinin elde edemediği bir yolla başarıyı elde edeceğini zannediyor” demişti.
Ureydi yine başka bir sözünde de şöyle demişti: “Ve siz ey Mücahitler, cihadın kumarbazlarından uzak durun, onlar ki paranın kumarbazlarından daha çok tehlikelilerdir. Çünkü Cihat kumarbazları şehitlerin kanlarıyla kumar oynarlar.”

Abdullah Muhaysini, HTŞ saflarını zalimler diyerek terk ederek Zengi ve Ahrar-uş Şam milisleri ile çalışmaya başlamıştı.

Abdurrezzak Mehdi kurtuluş Heyeti ile yoluna devam etmiş, Makdisi’ de HTŞ liderlerini ‘tağut’ olmakla suçlamıştı. HTŞ liderleri hakkında “Biz önceden de onların büyük tağutların küfür haricinde yapmış olduğu eziyet, iftira ve yalan gibi şeyleri gerçekleştiren küçük tağutlar olduğunu söylemiştik” diyen Makdisi HTŞ’yi Türk istihbarat birimi uşağı olarak da nitelendirmişti.

Güvendikleri inandıkları tüm kitap yüklü belamlar oklarını kendilerine doğru çevirdiği zaman “Onları vakıadan haberleri yok, rahat beldelerde oturup cihad beldeleri hakkında konuşmak kimsenin haddine değil” gibi savunmalar ile kendilerini savunan mürted taifenin derdinin ne hakka ulaşmak ne de âlimler diye niteledikleri kişilere tabi olmak gibi bir dertleri yoktur. Onların tek dertleri kendi koltukları ve cemaatlerinin menfaatidir. Onlar bu kaplara göre şekil alır, bu kaplara göre vela ve berayı gözetirler.

Bu taife tıpkı Allah Rasulü zamanındaki Yahudiler gibidirler. Zira onlara iman ettiğini bilmedikleri bir zamanda Abdullah b. Selam için yahudiler onun içlerinden en hayırlı, en ilimli ve seçkinleri olduklarını söylediler. Ne zaman ki onun iman ettiğini öğrendiklerinde bu sözlerinin tam tersine onun hakkında ileri geri konuşmaya başladılar.

Bu taife de Makdisi kendileri lehine fetvalar verirken ve onları desteklerken, onun en hayırlıları ve âlimleri olduğunu söylerlerdi. Şimdi eski âlimleri kendilerinin tağut oluşunu beyan edip iç yüzlerini ortaya dökünce onun hakkında olur olmadık sözler söylemeye başladırlar.

Bu taife tıpkı Allah Resulü zamanındaki hakka tabi olmayıp batılı meşrulaştırmak için türlü türlü bahaneler arayan Yahudiler gibidirler.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
1 ADET YORUM YAPILDI

Ebu usame25 Aralık 2018 / 20:13Cevapla

Gören her göz için bu kadar açıkken, halen onların saflarında cirit atanlara da bizim ahdimiz olsun o zaman kanlarını meşru saymamiza ve akitmamiza.!!

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları İDRAK MEDYA'ya aittir, resim ve haberler değiştirilemez yalnız dağıtılabilir. Tüm Hakları Saklıdır © 2019 İDRAK MEDYA