İdrak Medya

Ey Milletlere Karşı Koyan! Kadrini bil!

Ey Milletlere Karşı Koyan! Kadrini bil!
13 Mart 2019 - 23:16

Ey Milletlere Karşı Koyan! Kadrini bil!

İslam Devleti’nin resmi yayın organlarından biri olan El-Hayat Medya tarafından Şevval 1438 tarihinde, Rumiyah dergisinde yayımlanan “Ey Milletlere Karşı Koyan! Kadrini bil!” isimli makaleyi sizlerin okumasına sunuyoruz.

Ey ecrini Allah’tan dileyen sabırlı mücahid!

Bu sözleri sana, Allah ﷻ düşmanlarının ve senin düşmanlarının gözündeki kadrini ve kıymetini bilmen için yazdım. Zira Arap ve acem her türden ve ırktan milletler sana karşı toplandı.

Sen kimsin ey asil dağ! Sen kimsin ki senin için Haçlıların savaş gemileri denizlere demir atıyor, göklerini kâfirlerin uçakları baştanbaşa dolaşıyor. Facirlerin birlikleri topraklarına saldırıyor.

Ey diniyle ve tevhidiyle izzetli olan sen kimsin ki tüm bu birlikler sana karşı toplanıp da seni sahip olduğun izzette; Allah’ın ﷻ şeriatıyla hükmeden; koruduğun toprakta seni kuşatıyor. Sen Allah’ın izzeti, kuvveti ve yüce şeriatıyla yüceldin. Bu da; senin üzerine olduğun tevhide hasetlerinden ötürü kâfirleri üzdü.

Eğer sen tüm yeryüzüne sahip olsaydın ancak devletin Allah’ın ﷻ şeriatıyla hükmediyor olmasaydı sana hiç önem vermezlerdi. Ancak onları öfkelendiren senin tevhidindir. Allah ﷻ şöyle buyuruyor: “Kitap ehlinden birçoğu, hak kendilerine belirdikten sonra dahi, içlerindeki kıskançlıktan ötürü sizi, imanınızdan sonra küfre döndürmek isterler. Siz şimdilik, Allah onlar hakkındaki emrini getirinceye kadar affedin, hoşgörün. Şüphesiz Allah, gücü her şeye hakkıyla yetendir.” [Bakara, 109].

Bu iğrenç hasedin muharrik unsur rolünü oynamasıyla sana karşı savaşa koştular. Savaşları, senin kalbinde ve azalarında taşıdığın dinin içindi. Zira Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor: “Onlar, güçleri yeterse, sizi dininizden döndürmek için sizinle savaşmaktan hiçbir zaman geri durmazlar.” [Bakara, 217].

Toplu imha silahlarına sahip olsaydın da bu yüce dine sahip olmasaydın, bu silahlara sahip olan ya da olmaya çalışan diğer ülkeler gibi seni de bırakırlardı. Ancak onlar, tağutlarına ve ordularına karşı yaman savaşının ortasında yayılan dininin ellerindeki tüm silahlardan daha büyük olduğunu anladılar.

Seni hiçbir an ihmal etmedikleri gibi etmeyecekler de. Sana karşı savaşları ve düşmanlıkları bitmeyecek. Yeryüzünde ya onların otoritesi ve yaymak için çalıştıkları şirk fitnesi ya da Allah’ın ﷻ otoritesi ve dini hâkim olacak.

Ey milletlere karşı koyan; cihadında Allah’a karşı sadık ol ve O’ndan kork. O’ndan başkasından korkma. Kâfirlerin senin dinine karşı ümidi kesmesi muhakkaktır. Bundan kaçış yoktur. Allah ﷻ şöyle buyuruyor: “Bugün kâfirler, dininize karşı ümitsizliğe düşmüşlerdir.” [Maide, 3].

Ey garip Muvahhid! Statün ne olursa olsun sen hedefsin. İster bir asker ol ister bir emir, ister fakir ol ister zengin. Çünkü senin hedef olmandaki illet (sebep), senin dinindir ki Kâfirler senin dininin tamamını kabul ettiğini, sırf onlarla orta yolda buluşabilmek için bazısına iman edip de bazısını inkâr etmenin söz konusu olmadığını bildiler.

Aynı şekilde sen de ey sabırlı muvahhide! Çünkü sen iffetlisin ve Mücahidlerin neslini çoğaltıyor, evlatlarını tevhid ve Kâfirlere karşı cihad üzerine yetiştiriyorsun. Senin dinin ve temizliğin onların öfkesini artırıyor. Bu nedenle zatınla Kâfirlerin hedefi olman şaşılacak bir şey değildir.
Bizler Kâfirlere karşı uzun bir çatışma içindeyiz. Kazanç ve zafer muttakilerindir. Bunda kaçış yoktur. Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor: “Ve akıbet muttakilerindir.” [A’raf, 128]. Allah ﷻ şöyle buyuruyor: “Ve hiç şüphesiz; bizim ordularımız, üstün gelecek olanlar onlardır.” [Saffat, 173].

Ve sen dünyada ya kâfirlere karşı üstün gelme ve zaferle galipsin ya da Allah ﷻ yolunda öldürülmekle Allah ﷻ tarafından desteklenensin ki bununla kerim rabbinin katında sürekli nimete ulaşırsın. Düşmanların ise daimi bir üzüntü-keder içindedir.

İtici öfke unsuru kendilerini, gerek mal sarf etme gerek savaşma gerek de fani dünyanın metaı ve kalıcı olmayan süsü gibi daha başka yöntemlerle tüm enerjilerini Allah yolundan alıkoymak için harcamaya itmektedir.
Ve ey büyük savaşlar döneminde izzetli ve onurlu olan! İlerle ve arkana bakma. Sen fani meta için yaratılmadın. Aksine yalnızca Allah’a ﷻ ibadet etmek, cennetleri ve güzel bahçeleri kazanmak için yaratıldın. Ve Allah’ın ﷻ şeriatını hâkim kılıp dünyadaki tağut rejimleri, onların dinlerini ve birliklerini tekfir ederek Allah’a ﷻ kulluğun manasını yerine getir. Tüm izzet ve gururla Allah’ın ﷻ, tüm dinlerin üzerinde egemen olacağını yazdığı dinini uygula.

Sen sırf bu yüzden onların tek hedefi ve ilk gayelerisin. Düşmanının gözünde kadrini bildin mi?

Kâfirler vakitlerini sana karşı savaş için harcarlarken sen vaktini zayi ederek üzerine düşen vacibi yerine getirmede ne kadar taksirat gösterdiğini anladın mı? Kâfir milletler sana istediğini yapabilmek için her gün silahlarını geliştirirken sen takva ile azıklanma silahını ihmal ederek kendi nefsin adına ne kadar taksiratta bulunduğunu bildin mi?

Onlar sana karşı casusları, münafıkları, sihirbazları ve şeytanları kullanırken sen kendisiyle insan ve cinden şeytanlardan korunduğun zikir ve duaları terk ederek ne kadar taksiratta bulunduğunu anladın mı?

Sen dünyayı ehline terk edip de iki güzellikten birini dileyerek Rabbine doğru ilerlemen gerekirken vaktinin çoğunu dünya için harcayarak gösterdiğin taksiratın ne ölçüde olduğunu gördün mü?

Mücahidlerin safını ve kalplerini parçaladığın, ma’rufta emirini işitip kendisine itaat etmediğin, Allah’a ve Resul’üne ﷺ itaat etmediğin vakit gösterdiğin taksiratın ölçüsünü anladın mı? Her kim emire itaat ederse Allah ve Resul’üne ﷺ itaat etmiş olur.

Küfür milletlerine bir bak!
Mabudları Amerika’ya itaat ettiler de seni tek bir yaydan vuruyorlar. Bunun için birleştiler. Seni Allah-u Teâlâ’ya ulaştıracak ilimle kuşanmak ve kendisiyle hem kendini hem de ehlini ateşten kurtarmak için gayret etmediğinde ortaya koymuş olduğun taksiratın ne ölçüde olduğunu gördün mü?

Bil ki zarar-ziyan geniş bir evi ya da rahat-güzel bir aracı ya da parayı ya da eşi ya da güzel bir kadınla evlenmeyi kaçırmakla değildir. Aksine Allah-u Teâlâ’nın buyurduğu gibidir: “De ki: “Asıl hüsrana düşenler, kıyamet günü kendilerine ve ailelerine ziyan edenlerdir. Evet, işte asıl açık hüsran budur.” [Zümer, 15]

Ey Muvahhid bil ki; Kâfirlerin fitneleri seni bıktırıp kuşatırken ve seni sıkıştırıp rahat vermezken bile eğer inanç ve din düşmanlarının gözündeki halini bilmiyor ve taşıman gereken mesuliyetini taşımıyorsan, dinine ve âlemlerin rabbi olan Allah’a ﷻ tevhidine karşı Kâfirlerin ulaşmak istedikleri ilk hedeflerini yerine getirmek ve tuzaklarına düşmek üzeresin demektir.

Allah’tan ﷻ yardım dile ve acizlenme. Takva ile azıklan. Zira o senin tükenmez silahın, şaşmaz kılıcındır. Sabah ve akşam zikirlerini, kendisiyle düşmandan korunduğun şeyleri muhafaza et. Her kim Allah’ın ﷻ koruması ve gücüne sığınırsa ona üstün gelecek yoktur.

Vaktini, Kâfirleri öfkelendirecek, onlara zarar verecek ve zayıflatacak, kararlılıklarını kıracak, onlara en büyük zararları verdirecek her şeyde kullan. İmanını ve tevhidini yenilemekten gafil olma. Daima tağutlara ve ordularına karşı savaş. Bunu kendinde ve ehlinde alışkanlık haline getir. Kardeşlerinle birlikte çalış ve öğren.

Onlarla sonsuzluk toplanmasındaki rahata ve zail olmayan nimete kavuşana dekhak ve sabırda tavsiyeleş. Mücahidin kırbacının cennetteki mekânı, dünyadan ve dünyanın içindekilerden hayırlıyken genişliği gökler ve yer kadar olan cennete ne dersin! Bil ki sen fitnelere ve imtihanlara doğru ilerliyorsun.

Bu imtihan ve fitnelerde ancak imanı kökleşen, yakini, sabrı ve güzel tevekkülü sabitleşen sebat eder.

İmam İbn-i Teymiyye (Allah ﷻ ona rahmet etsin) cihad hakkında şöyle demiştir: “Onda tevekkülün ve sabrın zirvesi vardır. Mücahid, sabra ve tevekküle en çok ihtiyacı olandır. Bu nedenle de Allah-u Teâlâ şöyle buyurmuştur: “Zulme uğradıktan sonra Allah yolunda hicret edenlere gelince, elbette onları dünyada güzel bir şekilde yerleştiririz. Ahiret mükâfatı ise daha büyüktür. Keşke bilselerdi. Onlar, sabreden ve yalnız Rablerine tevekkül eden kimselerdir.” [Nahl, 41-42]. Ve şöyle buyurmuştur: “Musa kavmine: “Allah’tan yardım dileyin ve sabredin. Gerçek şu ki, arz Allah’ındır; ona kullarından dilediğini mirasçı kılar. En güzel sonuç muttakiler içindir.” dedi.” [A’raf, 128]. [Mecmuu’l Fetava].

Ey milletlere karşı koyan! Uğrunda yola çıktığın büyük işi hatırla. Sen Allah’a ﷻ kulluğu gerçekleştirmek, insanları tağutlara kulluktan kurtarmak ve Allah’ın ﷻ izniyle onları karanlıklardan nura çıkarmak için çıktın.

Eğer öldürülürsen bu onurlu bir ölme ve yüksek derecedir. Cennetteki makamın sırf küfür milletlerine karşı koydun, tağutlarını reddettin, rab ve ilah olarak Allah’a ﷻ iman ettin, onlara rağmen şeriatını uyguladın, Allah-u Teâlâ’yı birleme ve batıl tanrıları inkâr etme iddiandaki samimiyetinin bir göstergesi olarak açık bir niyetle cihad ve şehadet talebiyle geldin diye Allah’ın ﷻ sana hazırladığı mevkidir. Kulun, Rabbi’ne ﷻ sunacağı en değerli şeyi canı ve malıdır.

İmam İbn-i Teymiyye (Allah ona rahmet etsin) şöyle demiştir: “İhlasın en büyük mertebeleri: Allah-u Teâlâ’nın şöyle buyurduğu gibi canı ve malı mabuda teslim etmektir: “Hiç şüphesiz Allah, mü’minlerden -karşılığında onlara mutlaka cenneti vermek üzere- canlarını ve mallarını satın almıştır. Onlar Allah yolunda savaşırlar, öldürürler ve öldürülürler.” [Tevbe, 111]. Cennet, tüm nimetleri kapsayan yurdun adıdır.

En üstünü Allah’a ﷻ bakmaktır. Ve onun daha aşağısı olarak da canın istediği, gözün lezzet aldığı, bildiğimiz ve bilmediğimiz her şeydir. Allah Resulü’nün ﷺ Allah-u Teâlâ’dan rivayet ettiği gibi: ‘Salih kullarıma hiçbir gözün görmediği, hiçbir kulağın işitmediği ve hiçbir insanın gönlüne gelmeyen şeyler (nimetler) hazırladım.” [Mecmuu’l Fetava].

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
KÖŞE YAZARLARI

Yeni Web Sitemizi Nasıl Buldunuz ?

Yeni Web Sitemizi Nasıl Buldunuz ?

  • Beğendim --> 0
  • Begenmedim --> 0
  • Güzel Ama Geliştirilebilir. --> 1
  • Kararsızım --> 0
Gönder
Sonuçlar

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları İDRAKMEDYA ' ya aittir, resim ve haberler değiştirilemez yanlız dağıtılabilir. Tüm Hakları Saklıdır © 2019 iDRAKMEDYA