İDRAK MEDYA

HTŞ Hapishanesinden Kaçmayı Başaran El-Kaide Komutanından Şok İtiraflar

HTŞ Hapishanesinden Kaçmayı Başaran El-Kaide Komutanından Şok İtiraflar
14 Nisan 2019 - 12:03

HTŞ Hapishanesinden Kaçmayı Başaran El-Kaide Komutanından Şok İtiraflar

Rusya bombardımanı sonrası HTŞ milislerine ait hapishaneden kaçmayı başaran Suriye’de El-Kaide’ye bağlı Hurras Ed-Din komutanlarından birisi olan Ebu Enes El-Mısri HTŞ hapishanelerinin iç yüzünü anlatan açıklamalarda bulundu.

HTŞ milisleri tarafından hapse atılan Ebu Enes Mısri başından geçen olayları anlattığı birkaç video serisini youtube aracılığı ile paylaştı.

Mısri hapishanede gördüğü kötü muameleler ve diğer tutsakların durumlarını bu video serilerinde duyurdu.

Evinden çocukları ile beraber çıkıp market alışverişine giden ve sonra evine geri dönerken yaşları 14 ve 18 arasında değişen birkaç HTŞ milisi tarafından yolunun kesildiğini aktaran Mısri, çocuklarını ve mutfak tüpünü eve bıraktıktan sonra kendileri ile istedikleri yere gidebileceğini defalarca ısrar etmesine rağmen çocuklarının gözü önünde darp edildiğini ve zorla HTŞ milislerine ait bir panelvana konulup ellerinin ve gözlerinin bağlandığını sonra da Cisr Eş-Şuğur hapishanesine götürüldüğünü anlatıyor.

Videoda, kendisini tutuklayan milislerin kendisine Ebu Yekzan Mısri ve Ebu Mahmud El-Filistini’nin kendilerine tüm gerçekleri anlattığını ve Ebu Enes Mısri’nin HTŞ’yi tekfir ettiğini iddia ettiklerini ve bu iftira ile tutuklandığını söyleyen Ebu Enes bunun bir yalan olduğunu iddia etti.

Ebu Enes hapishanede bazı tutsakların sorgulama esnasında HTŞ şer’i kadılarının kendilerinin şüphe üzerine dahi 1 veya 2 yıl istedikleri kişiyi tutuklayabileceklerini söylediklerini ve bunu kendisine sorduklarında Allah’ın şeriatında böyle şeyin olmadığını Müslümanların şüphe üzerine tutuklamanın caiz olmadığını söylediğini aktardı.

Bazı mahkûmlar Ebu Enes Mısri’ye Esad hapishanesinde sorgu memurlarının yönteminin HTŞ hapishanelerindeki sorgulama yöntemi ile aynı olduğunu hatta HTŞ’nin sorgu memurlarının eski Esad sorgu memurları olabileceğini söyledi.

Sorgu memurları öncelikle hakaretler ve tehditler ettikten sonra insanları konuşturmayı denediklerini sonrasında istedikleri şeyleri söylemeyen mahkûmlara çok ağır işkencelerde bulunduklarını aktardı.

Mısri konuşmasına şöyle devam ediyor: “Mahkûmlardan bazıları bana gelip soruyorlardı: ‘Bize yapmadığımız bir şeyi itiraf etmemiz için o kadar işkence ediyorlar ki artık dayanacak takatimiz kalmıyor, bu durumda biz kendi aleyhimize veya başka birinin aleyhine onların istedikleri gibi ifade verirsek günah işlemiş olur muyuz?’ Sorgucular, işkence sonucu mahkûmdan istedikleri itirafı alıp bunu videoya da çekiyorlardı ve daha sonra bir sorun çıktığında da bu videoyu gösteriyorlar, oysa bu videolar sırf onların işkencelerinden kurtulmak için gerçekle hiçbir alakası olmayan ifadelerden ibarettir.

Aktarmaya devam Mısri şöyle devam ediyor: “Birini hapse getirmişler ve onun evindeki misafirleri de onun aleyhinde tanıklık yapmaları için getirmişler. Bu misafirlerden birisi ‘Kimse kimsenin günahını taşımaz’ ayetini söyleyip biz bu kişinin günahından dolayı hesaba çekilmeyiz deyince HTŞ’li sorgucu ‘Bizim yanımızda kişi başkasının günahını taşır’ diye cevap vererek açık bir şekilde ayetin aksini söylemiştir.”

HTŞ sorgu memurlarının çokça yalan söylediklerini aktaran Mısri, örneğin “Sadece sana birkaç soru soracağız, sonra evine döneceksin” diyerek aldıkları kişileri bir daha asla bırakılmadıklarını aktarıyor.

Mısri HTŞ’nin araba tekerinin içine ayakların havaya bakacak şekilde yerleştirildiğini ve ayaklara falaka atıldığını ve elektrik verilerek işkence yapıldığı gibi bir çok işkence çeşidinin HTŞ hapishanelerinde uygulandığını aktarıyor.

Mısri, hapisteki yaşayanların maruz kaldıkları bazı durumları sayıyor:

  • Akşam 9’dan gece 2’ye kadar namaz kılmak ve kuran okumak yasak!
  • Her yerde kamera var, banyoda bile. Mahkûmlardan bazıları banyodaki kameranın kapatılmasını isteyince “biz bu kameraya bakmıyoruz” diye cevap verdiler.
  • Gece 9 ile 2 arası uyumak zorunluydu, açlıktan ve yeterli battaniye vermedikleri için soğuktan dolayı uyuyamayanlara da kurallara uymadıkları için ceza veriyorlardı.
  • PKK bölgesinde hapsedilen mahkûmlar, buradaki hapsi PKK’nın hapisleriyle kıyas ediyor ve burada olmaktansa PKK’nın hapsinde olmayı çok istiyorlardı.
  • Mahkûmların çoğunluğu, hapisten kurtulduktan sonra HTŞ topraklarından kaçıp ya Türkiye’ye ya da PKK topraklarına gitmek istiyorlardı. Hatta onlardan bazıları “yeter ki bunların topraklarından kurtulalım ben Rejimin topraklarına bile giderim” diyorlardı.

Yüce Allah bir mürtedin diliyle diğer bir mürtedin gerçek yüzünü ortaya çıkardı. HTŞ hapishanelerinde yaşananları duyunca HTŞ’nin Türkiye ve diğer mürted Arap ülkelerinin kendi halklarına uyguladıkları baskı ve zorbalık siyasetinin birebir aynısını uyguladığı yeniden ortaya çıkmış oldu.

HTŞ milislerinin kardeşleri olarak bahsettiği El-Kaide ve ÖSO milislerine de aynı şekilde kötü muamelerde bulunması HTŞ’nin kardeş kelimesinin bir yalandan ibaret olduğunu ve HTŞ’nin İslam’ı değil de yalnızca çıkarlarını ve hevasını amaç edindiği gerçeğini yeniden göstermiş oldu.

İşte Şam sahasının mürtedlerin eliyle geldiği nokta ey gören gözlerin sahipleri!

HTŞ ve diğer gruplar kendi hevaları ve çıkarları için, kendi cemaatleri için diğer tüm dini ve ahlaki kavramları sattıkları gün gibi ortada iken ve tüm bunların aksine izzetli bir şekilde yoluna devam eden İslam Devleti gerçeği dururken neden halen görmezsiniz?

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları İDRAK MEDYA'ya aittir, resim ve haberler değiştirilemez yalnız dağıtılabilir. Tüm Hakları Saklıdır © 2019 İDRAK MEDYA