İdrak Medya

İMAMLIĞIN DİNDEKİ YERİ – 2

İMAMLIĞIN DİNDEKİ YERİ – 2
22 Şubat 2019 - 20:15

İMAMLIĞIN DİNDEKİ YERİ – 2

İslam Devleti’nin resmi yayın organlarından biri olan El-Hayat Medya tarafından Zilhicce 1438 tarihinde, Rumiyah dergisinde yayımlanan “İmamlığın Dindeki Yeri” isimli makalenin ikinci kısmını sizlerin okumasına sunuyoruz.

Büyük İmametin İkame Edilmesinin Vacipliğinin Delilleri
Birincisi: Kur’an’ı Kerim’den Deliller

Delillerden biri Allah-u Teâlâ şu sözüdür: “Ey iman edenler! Allah’a itaat edin. Peygamber’e itaat edin ve sizden olan emir sahiplerine de.” [Nisa, 59]

Taberi, Ebu Hureyre’den rivayet ettiğine göre şöyle dedi: Sizden olan emir sahiplerine; onlar emirlerdir. Sonra Taberi şöyle dedi: Bu konudaki en doğru söz, şöyle diyenin sözüdür: “Onlar, Allah’a itaatkâr ve Müslümanların çıkarlarını gözeten emirler ve valilerdir.”

İbn-i Kesir şöyle dedi: “Görünürde -Allah daha iyi bilir- bu ayet, emirlerden ve âlimlerden tüm emir sahiplerini kapsayan genel bir ayettir.”

Bu ayetin konumuza delil olma yönü şu şekildedir; Allah ﷻ, kendilerinden olan emir sahiplerine itaat etmeyi Müslümanlara vacip kılmıştır. İtaat emri ise bir emir sahibinin tayin edilmesinin vacip olduğunun delilidir. Çünkü Allah-u Teâlâ varlığı olmayan bir şeye itaati emretmez ve varlığı mendub olan bir şeye itaati farz kılmaz. Ona itaat etme emri, onun var olmasını gerektirir. Bu da Müslümanların üzerine vacip olan Müslümanlar için bir imamın tayin edilmesidir.

Bu delillerden bir diğeri ise Allah-u Teâlâ’nın Resulüne ﷺ hitaben söylediği şu sözü: “Artık, Allah’ın indirdiği ile aralarında hükmet ve sana gelen haktan ayrılıp da onların arzularına uyma.” [Maide, 48] ve akabinde gelen şu sözüdür: “Aralarında, Allah’ın indirdiği ile hükmet. Onların arzularına uyma ve Allah’ın sana indirdiğinin bir kısmından (Kur’an’ın bazı hükümlerinden) seni şaşırtmalarından sakın.” [Maide, 49]

Bu emir, Allah-u Teâlâ’dan, Müslümanların arasında Allah’ın indirdiğiyle; şeriatıyla, hükmetmesi için Resulüne ﷺ olan emridir. Resule ﷺ olan hitap, sadece O’na özel olduğuna dair bir delil olmadığı sürece O’na hitap olduğu gibi aynı şekilde ümmetine de hitaptır. Nitekim burada da durum böyledir. Böylece kıyamet gününe kadar Allah’ın indirdiği hükümleri ikame etme emri, tüm Müslümanlara da yapılan bir emirdir. Hükmün ve saltanatın ikamesi ise ancak imametin ikame edilmesiyle olur. Çünkü bu, imamın işlerinden biridir. Allah’ın hükümlerinin en iyi şekilde ikame edilmesi ise ancak bu yolla olur. Allah’ın indirdiğiyle hükmedilmesini emreden tüm ayetler, bunu yapmak için bir imamın tayin edilmesinin vacipliğine delalet eden ayetlerdir.

Bu delillerden bir diğeri ise Allah Tebareke ve Teâlâ’nın şu sözüdür: “Andolsun, biz elçilerimizi açık mucizelerle gönderdik ve beraberlerinde kitabı ve mizanı (ölçüyü) indirdik ki, insanlar adaleti yerine getirsinler. Kendisinde müthiş bir güç ve insanlar için birçok faydalar bulunan demiri yarattık (ki insanlar ondan yararlansınlar). Allah da kendisine ve Resullerine gayba inanarak yardım edeceklerin bilsin. Şüphesiz Allah kuvvetlidir, mutlak güç sahibidir.” [Hadid, 25] Resullerin -salat ve selam üzerlerine olsun- görevi, Kur’an’da indirilenlere göre insanlar arasında adaleti ikame etmeleri ve bunu güçle kazanmalarıdır. Bu ise Resullerin tabileri için ancak aralarında adaleti ikame edecek ve Allah’ın dinine yardım eden ordularını düzenleyecek bir imamın tayin edilmesiyle gerçekleşir. İmam İbn-i Teymiyye -Allah O’na rahmet etsin- şöyle dedi: “Bunun için Peygamber ﷺ, ümmetine kendilerine bir emir tayin etmelerini emretmiştir. Emir sahiplerine ise, emanetleri sahiplerine vermelerini, insanlar arasında hükmettikleri zaman adaletle hükmetmelerini emretti. Ayrıca Allah-u Teâlâ’ya itaat kapsamında Müslümanların emir sahiplerine itaati emretti.” [Mecmuu’l Fetava]

Kur’an’daki delillerden bir diğeri ise; had, kısas, zekât toplama ve bunlar gibi imamın ve yardımcılarının görevlerinden olan diğer hükümleri içeren ayetlerdir. İmamet ile ilişkili hükümlerin teşrii hakkında inen tüm ayetler, şer’i imametin ve İslam Devleti’nin ikame edilmesinin İslam hukukunun temel ve zaruri işlerinden olduğuna delalet etmektedir.

İkincisi: Sünnetten Deliller
A-Sünnetten Sözlü Deliller:
Peygamber’den ﷺ, imamın tayin edilmesinin vacip olduğuna delalet eden birçok hadis gelmiştir. Bunlardan bazıları ise şöyledir:

1- Abdullah bin Ömer’in r.h rivayet ettiği hadiste Allah Resulü ﷺ şöyle buyurdu: “Kim Allah’a itaatten elini çekerse, Kıyamet gününde lehine hiçbir delil bulunmaksızın Allah-u Teâlâ’yla karşılaşacaktır. Kim de boynunda biat olmadan ölürse cahiliye ölümü ile ölür” [Sahihi Müslim] Yani; imama itaat ve ona biat etmek. Bu, bir imamın tayin edilmesinin ve onu işitip itaat etmenin vacip oluşunun delilidir. Çünkü biat, Müslümanlara vacip ise ve biat da ancak imam ile oluyorsa o vakit imamın tayin edilmesi de vaciptir. Aynı şekilde ona itaat etmek, ona karşı çıkmamak ve ondan itaat elini çekmemeye devam etmek de vaciptir.

2- Bir diğer hadis ise sünende meşhur hadislerden biri olan şu hadistir: Arbad bin Sariya’dan rivayet edildiğine göre Allah Resulü ﷺ şöyle buyurdu: “Size gereken, sünnetime ve doğru yolum üzerinde bulunan halifelerimin sünnetine sarılmanızdır. Bu sünnetlere azı dişlerinizle ısırırcasına sımsıkı sarılın. (Dinde aslı olmayıp) sonradan çıkarılan yeniliklerden sakının. Çünkü (dinde) sonradan çıkarılan her yenilik, bid’attir. Her bid’at, dalâlettir (sapıklıktır).” [Ebu Davud ve Tirmizi]

Sahabeler -Allah onlardan razı olsun- Allah Resulünün ﷺ vefatından sonra halifelik için Ebu Bekir’e h biat ettiler. Sonra Ebu Bekir, Ömer’i halife seçti. Sonra Ömer halifelik işini altı kişiye bıraktı. Bu altı kişi sahabelerin en hayırlılarındandı. Bunların arasından Osman’ı seçtiler. Allah hepsinden razı olsun. Osman’ın şehadetinden sonra Halifelik için Ali’ye r.h biat ettiler. Bu, onların -Allah onlardan razı olsun- halifelikteki sünnetleridir. Halifeliği ikame etmede gevşeklik göstermediler. Bundan dolayı bu konuda Peygamber’in de ﷺ emrettiği gibi onları örnek almak vaciptir.

Aynı şekilde masiyet olmayan şeylerde yöneticilere itaat etmenin vacip olduğu, biat ve emirleri yerine getirmenin öncelik şeylerden olduğu, Müslümanların imamına karşı çıkmanın haramlığı hakkında varid olan hadisler ve hak imamla imamlık konusunda çekişenlerin boyunlarının vurulmasına teşvik eden hadisler, Müslüman bir imamın olmasını gerektirir. Bu hadisler imamın tayin edilmesinin vacipliğine delalet etmektedir. Hatta Müslümanların hayatlarının düzeni ancak şer’i bir imamla gerçekleşir.

B- Büyük İmametin İkame Edilmesinde Peygamberin ﷺ Fiili Sünneti:
Allah-u Teâlâ’nın Peygamberini ﷺ göndermesinden ve Allah’ın kendilerinde büyük hayır gördüğü kimselerin ona iman etmesinden sonra peygamberin cömert sahabesi sadece ibadetlerde onun emirlerini yerine getirmediler. Bilakis o, davet işlerinin düzenlenmesinde, kâfirlerle muamele etmede ve Habeşistan ve Medine’ye hicret gibi diğer tüm konularda onların merciiydi. Mekke’nin temkin yurdu olmayışı, Müslümanların emirsiz bir şekilde hayat işlerini güçleri nispetince idare etmeleri gerektiği manasına gelmiyordu. Bilakis Peygamber ﷺ, Müslümanlara, hem imam, hem öğretmen hem de şefkatli bir baba oldu.

Allah-u Teâlâ, Peygamberine ﷺ, Medine ehlinden dinine yardım edenleri ve ailelerini ve evlatlarını korudukları gibi onu koruyanları, O’na rahatlıkta ve zorlukta işitip itaat etmek üzere biat edenleri hazırladığında -ki o dönemde Ensarların kendi diyarlarında gücü ve kuvveti vardı- o vakit Allah Resulü ﷺ ve sahabesi onlara hicret ettiler. Ve Allah Resulünün hükmü orada ikame oldu. Böylece İslam diyarının inşası, imam olan Peygamber ﷺ ve iyi sahabelerle tamamlandı.

Kitap ve sünnetteki delillere ilaveten; Sahabenin -Allah onlardan razı olsun- imamın tayin edilmesi konusundaki icmaı, bu konuda hırslı davranmaları, bu vacibi, Peygamberin vefatından sonra onu defnetme vacibinin önüne almaları ve bir imamın ardından bir diğer imamı seçmeleriyle bu konudaki icmalarına devam etmeleri, aynı şekilde Müslümanlara bir imam tayin etmenin vacip olduğunun delilidir.

Şer’i imametin vacipliği, ehlisünnet âlimlerinin asırlar boyunca üzerinde ittifak ettiği en büyük işlerden biridir. Bu konuda, ihtilaflarının itimat edilmediği bidat ve sapık ehlinin dışında hiç kimse ihtilaf etmemiştir.

Âlemlerin rabbi olan Allah’a hamdolsun.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
KÖŞE YAZARLARI

Yeni Web Sitemizi Nasıl Buldunuz ?

Yeni Web Sitemizi Nasıl Buldunuz ?

  • Beğendim --> 3
  • Begenmedim --> 0
  • Güzel Ama Geliştirilebilir. --> 1
  • Kararsızım --> 0
Gönder
Sonuçlar

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları İDRAKMEDYA ' ya aittir, resim ve haberler değiştirilemez yanlız dağıtılabilir. Tüm Hakları Saklıdır © 2019 iDRAKMEDYA