İDRAK MEDYA

İşte Orada İman Edenler Sınanmış Ve Şiddetli Bir Sarsıntıyla Sarsıntıya Uğratılmışlardı – 1

İşte Orada İman Edenler Sınanmış Ve Şiddetli Bir Sarsıntıyla Sarsıntıya Uğratılmışlardı – 1
07 Ağustos 2019 - 20:45

İşte Orada İman Edenler Sınanmış Ve Şiddetli Bir Sarsıntıyla Sarsıntıya Uğratılmışlardı – 1

İslam Devleti’nin resmi yayın organlarından biri olan El-Hayat Medya tarafından Recep 1438 tarihinde, Rumiyah dergisinde yayımlanan “İşte Orada İman Edenler Sınanmış Ve Şiddetli Bir Sarsıntıyla Sarsıntıya Uğratılmışlardı” isimli makalenin birinci kısmını sizlerin okumasına sunuyoruz.

Hamd, âlemlere rahmet olsun diye Rasûlünü kıyamete yakın kılıçla savaş peygamberi olarak gönderen Allah’a mahsustur. Salat ve selam, savaş peygamberi Muhammed’e ﷺ, ehline, sahabesine ve tüm takipçilerine olsun.

Allah ﷻ, Kur’an’ı Kerim’in birçok yerinde, Müslümanları ve insanları sürekli bir şekilde imtihan edeceğini ve onları sınayacağını bildirmektedir. “Andolsun ki; sizi biraz korku ve açlıkla, bir de mallar, canlar ve ürünlerden eksilterek deneriz. Sabredenleri müjdele.” [Bakara, 155] “Andolsun, içinizden, cihad edenleri ve sabredenleri belirleyinceye ve durumlarınızı ortaya koyuncaya kadar sizi deneyeceğiz.” [Muhammed, 31] “İnsan, kendisinin başıboş bırakılacağını mı sanır!” [Kıyamet, 36] “Görmüyorlar mı ki, onlar her yıl bir veya iki kere belâya çarptırılıp imtihan ediliyorlar. Sonra ne tövbe ederler, ne de ibret alırlar.” [Tevbe, 126]

Allah ﷻ zaten bizi sınamak ve hangimizin daha güzel amel işleyeceğini ortaya koyması için ölümü, hayatı ve dünyanın ziynetlerini yaratmıştır. “O, hanginizin daha güzel amel yapacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratandır. O, mutlak güç sahibidir, çok bağışlayandır.” [Mülk, 2] “İnsanların hangisinin daha güzel amel yaptığını deneyelim diye şüphesiz biz yeryüzündeki şeyleri ona bir ziynet yaptık.” [Kehf, 7]

Nitekim bu imtihanlarda sadıklar ile yalancılar, cihad edenler ile oturanlar, iyiler ile kötüler birbirinden ayrılırlar. “Allah, pis olanı temizden ayırmak, pis olanların hepsini birbiri üstüne koyup yığarak cehenneme koymak için böyle yapar. İşte onlar ziyana uğrayanların ta kendileridir.” [Enfal, 37] “Eğer siz (Uhud’da) bir acıya uğradınızsa, (Bedir’de de düşmanınız olan) o kavim de benzer bir acıya uğramıştır. O günleri biz insanlar arasında döndürür dururuz (zaferi bazen bir topluma bazen öteki topluma nasip ederiz.) Ta ki; Allah, iman edenleri ortaya çıkarsın ve aranızdan şehidler edinsin. Allah zalimleri sevmez. Bir de Allah, iman edenleri arındırmak ve küfre sapanları mahvetmek için böyle yapar.” [Al-i İmran, 140-141]

İmtihanın Amaçları
Allah ﷻ çok çeşitli amaçlar ile insanları özellikle de iman edenleri sınar. Bazen iman edenlerin sadakatini ortaya koymak için onları sınar, bazen de şehidler edinmek için… Bazen iman edenleri ayırmak için sınar, bazen de iman edenleri arındırmak için… Bazen cihad edenleri ortaya çıkarmak için sınar, bazen de sabredenleri görmek için… Bazen sevdiği kullarının günahlarını affettirmek için musibet verir bazen de kullarından hayır dilediklerini…

“Andolsun ki; biz onlardan öncekileri de imtihandan geçirmişizdir. Elbette Allah, doğruları ortaya çıkaracak, yalancıları da mutlaka ortaya koyacaktır.” [Ankebut, 3] “Allah, sizden iman edenleri ayırt etmek, sizden şehidler edinmek için böyle yapar. Allah, zalimleri sevmez.” [Al-i İmran, 140] “Bir de Allah, iman edenleri arındırmak ve küfre sapanları mahvetmek için böyle yapar.” [Al-i İmran, 141] “Yoksa siz; Allah, içinizden cihad edenleri (sınayıp) ayırt etmeden ve yine sabredenleri (sınayıp) ayırt etmeden cennete gireceğinizi mi sandınız?” [Al-i İmran, 142]

Allah Rasûlü ﷺ şöyle buyuruyor; “Allah kimin hakkında hayır dilerse ona musibet verir.” [Buhari, Hadis No:5645] Allah ﷻ yeryüzünde salih kullarını en ağır imtihanlardan geçirir. “İnsanlar, imtihandan geçirilmeden, sadece ‘İman ettik’ demeleriyle bırakıl verileceklerini mi sandılar?” [Ankebut, 2] En büyük belalara maruz olanlar önce Peygamberler, sonra da fazilette onları takip edenlerdir.

Rasûlullah ﷺ bir hadis-i şeriflerinde şöyle buyurmaktadır: “İnsanlar içinde en ağır imtihana çekilenler peygamberlerdir. Sonra sırasıyla (derece bakımından) onları takip edenler, sonra onları takip edenlerdir. Kişi dinine göre müptela kılınır (imtihana çekilir). Eğer dininde salabetli ise imtihanı (göreceği bela ve musibet) ağır olur. Eğer dininde gevşek ise o oranda imtihan edilir. Bela o kimseyi devamlı takip eder. Nihayet onu bırakıncaya kadar. Böylece kul, yeryüzünde hatası olmadığı halde yürür.” [Tirmizi, Hadis No:2398; Müsned, Ahmed bin Hanbel, Hadis No:1481]

Allah Rasûlü ﷺ ve sahabesi birçok defa büyük musibetlerle sınanmışlardı. Bunlardan bir tanesi de Ahzab günüydü. Allah ﷻ onların çetin imtihanlarını Kur’an’ı Kerim’de şöyle anlatmaktadır: “Hani onlar size hem üst tarafınızdan hem alt tarafınızdan gelmişlerdi. Hani gözler kaymış ve yürekler ağızlara gelmişti. Siz de Allah’a karşı çeşitli zanlarda bulunuyordunuz. İşte orada, iman edenler, sınanmış ve şiddetli bir sarsıntıyla sarsıntıya uğratılmışlardı. Münafıklar ve kalplerinde hastalık olanlar dediler ki; Allah ve Rasûlü bize aldatmacadan başka bir şey vaat etmediler. Onlardan bir taife dedi ki; ‘Ey Medine ehli bugün size gidecek yer yoktur. Geri dönün.’ Onlardan başka bir fırka ise Nebi’ye gelip diyor ki; ‘bizim evlerimiz açıkta, tehlikededir.’ Onların evi açıkta değildir ancak onlar kaçmak istiyorlar.” [Ahzab, 10-13]

Evet, Allah Rasûlü’nün sahabesinin gözleri kaymış ve yürekleri ağızlarına gelmişti. Bazıları, Allah’ın ﷻ onlara yardım etmeyeceği zannına kapılmıştı. Münafıkların maskesi düşmüş ve kaçmanın yollarını aramışlardı. Allah’ın ﷻ deyimiyle onlar, şiddetli bir şekilde sarsılmışlardı. Evet, bugün, İslam Devleti’nin Mücahidleri ve tevhidin askerleri de Allah’ın ﷻ onlara yazmış olduğu kaderi gereği büyük bir imtihan ile imtihan olunuyorlar ve olunacaklardır. Hiç şüphe yok ki; Allah’ın ﷻ sünneti devam edecektir. Allah’ın ﷻ sünnetinde bir değişme bulamazsın. Allah ﷻ Mü’minlere şöyle demektedir; “Ey İman edenler kâfirlerden bir grup ile karşılaştığınızda sebat edin. Allah’ı çokça zikredin. Umulur ki; felaha erersiniz.” [Enfal, 45]

Allah ﷻ elbette bizden öncekileri sınadığı gibi bizi de sınayacaktır. Samimi olup olmadığımızı ortaya koyacaktır. Cihad eden mi yoksa yerinde çakılıp kalan mı olduğumuzu ortaya koyacaktır. İbtila (imtihan) anında sabreden mi yoksa isyan eden mi olduğumuzu ortaya koyacaktır. Mademki imtihandan kaçışımız yoktur o halde bu imtihanı başarı ile geçmenin yoluna bakalım. Sabredelim ve Rabbimizin yardımını bekleyelim.

Bizden önceki Salihlerin söylediklerini söyleyelim. “Mü’minler (düşman) birliklerini gördükleri zaman dediler ki: “Bu, Allah’ın ve Rasûlü’nün bize vadettiği şeydir; Allah ve Rasûlü doğru söylemiştir.” Ve (bu,) yalnızca onların imanlarını ve teslimiyetlerini arttırdı.” [Ahzab, 22] “Nice peygamberler vardı ki, beraberinde birçok Allah erleri bulunduğu halde savaştılar da, bunlar, Allah yolunda başlarına gelenlerden dolayı gevşeklik ve zaaf göstermediler, boyun eğmediler. Allah sabredenleri sever.” “Onların sözleri, sadece şöyle demekten ibaretti: Ey Rabbimiz! Günahlarımızı ve işimizdeki taşkınlığımızı bağışla, ayaklarımızı (yolunda) sabit kıl; kâfirler topluluğuna karşı bizi muzaffer kıl!” [Al-i İmran, 146-147]

İmtihan Anında Münafıkların Tavırları Münafıkların gerçek maskeleri sıkıntı anında ortaya çıkar ve kalplerinde gizlediklerini ortaya koyarlar. Rahatlık ve bolluk anında münafıkları tespit etmek oldukça güçtür. Lakin sıkıntı ve ibtila anında münafıkların gerçek yüzünü kolayca görebiliriz. İbtilanın faydalarından biri de; münafıkların Mü’minlerden ayrıt edilmesi ve gizlediklerini ortaya koymalarıdır.

“Sonra o kederin ardından (Allah) üzerinize içinizden bir kısmını örtüp bürüyen bir güven, bir uyku indirdi. Bir kısmınız da kendi canlarının kaygısına düşmüştü. Allah’a karşı cahiliye zannı gibi gerçek dışı zanda bulunuyorlar; ‘Bu işte bizim hiçbir dahlimiz yok’ diyorlardı. De ki: ‘Bütün iş, Allah’ındır.” Onlar sana açıklayamadıklarını içlerinde saklıyorlar ve diyorlar ki: ‘Bu konuda bizim elimizde bir şey olsaydı, burada öldürülmezdik.’ De ki: ‘Evlerinizde dahi olsaydınız, üzerlerine öldürülmesi yazılmış bulunanlar mutlaka yatacakları (öldürülecekleri) yerlere çıkıp gideceklerdi. Allah, bunu göğüslerinizdekini denemek, kalplerinizdekini arındırmak için yaptı. Allah, göğüslerin özünü (kalplerde olanı) bilir.’ ” [Al-i İmran, 154]

Münafıkların genel olarak karakterlerinde, daima güçlünün yanında yer alma vardır. Kim başarılı olursa onun yanında durmayı tercih ederler. Onlar için bağlayıcı olan husus, iman veya küfür değil bilakis başarı veya başarısızlıktır. “Sizi gözetleyip duranlar, eğer size Allah’tan bir zafer nasip olursa, “Sizinle beraber değil miydik?” derler. Kâfirlerin (zaferden) bir nasipleri olursa (bu sefer de onlara), “Sizin tarafınızı tutup sizi Mü’minlerden korumadık mı?” derler. Artık Allah kıyamet gününde aranızda hükmedecektir ve kâfirler için Mü’minler aleyhine asla bir yol vermeyecektir.” [Nisa, 141]

“Onlar (münafıklar) düşman birliklerinin gitmediklerini sanıyorlardı. Eğer düşman birlikleri (bir daha) gelecek olsa, çölde bedevi Araplar arasında olup sizin haberlerinizi (oradan) sormayı arzu ediyorlardı. Eğer içinizde olsalardı ancak pek azı savaşırdı.” [Ahzab, 20]

Unutmamak gerekir ki; dünya hayatı geçici bir oyun ve eğlenceden ibarettir. Dünya hayatındaki nimetler ve sıkıntılar geçicidir. Dolayısıyla geçici olan dünyalık başarı, mal, mülk, evlat veya diğer nimetlere göz dikmemek bilakis gözlerimizi Rabbimizin takvalı kulları için hazırladıkları cennetlere dikmemiz gerekir. “Onlardan bazı gruplara, kendilerini denemek için yararlandırdığımız dünya hayatının süsüne gözünü dikme. Senin Rabbinin rızkı daha hayırlı ve daha süreklidir.” [Taha, 131]

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları İDRAK MEDYA'ya aittir, resim ve haberler değiştirilemez yalnız dağıtılabilir. Tüm Hakları Saklıdır © 2019 İDRAK MEDYA