İDRAK MEDYA

İşte Orada İman Edenler Sınanmış Ve Şiddetli Bir Sarsıntıyla Sarsıntıya Uğratılmışlardı – 2

İşte Orada İman Edenler Sınanmış Ve Şiddetli Bir Sarsıntıyla Sarsıntıya Uğratılmışlardı – 2
09 Ağustos 2019 - 20:45

İşte Orada İman Edenler Sınanmış Ve Şiddetli Bir Sarsıntıyla Sarsıntıya Uğratılmışlardı – 2

İslam Devleti’nin resmi yayın organlarından biri olan El-Hayat Medya tarafından Recep 1438 tarihinde, Rumiyah dergisinde yayımlanan “İşte Orada İman Edenler Sınanmış Ve Şiddetli Bir Sarsıntıyla Sarsıntıya Uğratılmışlardı” isimli makalenin ikinci kısmını sizlerin okumasına sunuyoruz.

İmtihandan Başarılı Çıkanların Örneği
Bu konuda en güzel örneklerden biri de İbrahim’dir a.s. Rabbi onu çok çetin imtihanlarla denemiş ve o, hepsinde başarılı olmuştu. Rabbine gereği gibi teslim olmuş ve istenilenleri harfiyen yerine getirmişti. Hacer’i ve İsmail’i çölün ortasında bırakıp gitmiş ve İsmail’i kurban olarak kesmek istemişti. “Rabbi ona ‘Teslim ol’ dediğinde, ‘Âlemlerin Rabbine teslim oldum’ demişti.” [Bakara, 131]

Ve imtihanı başarınca da Allah ﷻ onu güzel bir mükâfatla mükâfatlandırmış ve onu yeryüzüne imam kılmıştır. İşte ağır imtihanlardan sonra Rabbimizin mükâfatı budur. “Hani Rabbi, İbrahim’i birtakım kelimelerle denemişti. O da (istenenleri) tam olarak yerine getirmişti. (O zaman Allah İbrahim’e): “Seni şüphesiz insanlara imam kılacağım” dedi. (İbrahim) ‘Ya soyumdan olanlar?’ deyince (Allah:) ‘Zalimler benim ahdime erişemez’ dedi.” [Bakara, 124]

Allah’ın ﷻ İbrahim’e olan mükâfatı sadece dünyada onu imam kılması değildi. Bilakis ahirette de onu salih kullarından kıldı. “İbrahim’in dininden kendini bilmezlerden başka kim yüz çevirir? Andolsun, biz onu dünyada seçtik, gerçekten ahirette de O salihlerdendir.” [Bakara, 130]

Evet, ey İslam Devleti’nin Muvahhid askerleri! Bugün, Allah’ın ﷻ bize büyük fetihler ve zaferler vermeden önce zorluklarla imtihan ettiği sabır günüdür. Her kim sabreder ise ona zafer ve rıza vardır. Her kim sabredemez ve isyan ederse ona da gazap ve ceza vardır. “Andolsun ki, sizi biraz korku ve açlıkla, bir de mallar, canlar ve ürünlerden eksilterek deneriz. Sabredenleri müjdele. O sabredenler, kendilerine bir belâ geldiği zaman: Biz Allah’ın kullarıyız ve biz O’na döneceğiz, derler.” [Bakara, 155-156]

“Evet, eğer sabrederseniz, sakınırsanız ve onlar da aniden üzerinize gelseler, Rabbiniz size meleklerden nişanlı beş bin kişiyle yardım ulaştıracaktır. Allah, bunu size sırf bir müjde olsun ve kalpleriniz bu sayede rahatlasın diye yaptı. Zafer, yalnızca mutlak güç ve hikmet sahibi Allah katındandır.” [Al-i İmran, 125-126]

Ey Muvahhidler! Unutmayın ki; bu zorluktan sonra sizin için ancak kolaylık vardır. “Elbette zorluğun yanında bir kolaylık vardır. Gerçekten, zorlukla beraber bir kolaylık vardır.” [İnşirah, 5-6] Gözlerin kaydığı ve yüreklerin ağza geldiği ahzap savaşında Allah Rasûlü ﷺ ashabını şunlarla müjdeledi. Bera bin Azib şunları rivayet eder: “Allah Rasûlü ﷺ bize hendek kazmamızı emretti. Hendek kazarken büyük ve sert bir kayaya rastladık. Bir türlü onu parçalayamadık. Şikâyetimizi Rasûlullah’a götürdük. O balyozu eline aldı ve ‘Bismillah’ diyerek kayaya bir kere vurdu ve kayanın üçte birini parçaladı. Akabinde Nebi ﷺ: ‘Allahu Ekber!’ diyerek tekbir getirdi ve: ‘Allah ﷻ bana Şam’ın anahtarlarını verdi. Vallahi ben oradaki kırmızı köşkü şu bulunduğum yerden görüyorum’ buyurdu. Sonra ikinci defa vurdu ve üçte birini daha kırdı. Akabinde Nebi ﷺ: ‘Allahu Ekber!’ diyerek tekbir getirdi ve: ‘Fars’ın anahtarları bana verildi! Vallahi ben Medain’in beyaz köşkünü şu bulunduğum yerden görmekteyim’ buyurdu. Sonra üçüncü defa vurdu ve kayayı yerinden çıkardı. ‘Allahu Ekber!’ diyerek tekbir getirdi ve: ‘Bana Yemen’in anahtarları verildi! Şu anda ben Sana’nın kapılarını şu bulunduğum yerden görmekteyim’ buyurdu.” [Müsned, Ahmed bin Hanbel, Hadis No:18694]

Ey İslam Devleti Mücahidleri! Sabredin ve sebat edin! Unutmayın ki; sizi bugüne getiren ne kâfirlere karşı olan sayınız, ne de silahlarınızdı. Bilakis sizi bugün, dünyanın 60’dan fazla devletinin sizin aleyhinizde bir araya gelmesine neden olan şey sizin Allah’ı ﷻ hakkıyla birlemenizdir. Kanı ile sadakatini imzalayan ve bize hayatını adadığı davası için verdiği canı ile nasihat eden Şeyh Ebu Muhammed El Adnani’nin sözünü ve nasihatini hatırlayın. Allah ona rahmet etsin ve onu şehidlerden yazsın.

O şöyle demişti: “Ey İslam Devleti askerleri! Şunu daima hatırlayın; siz cesaretsiz bir millet ile savaşıyorsunuz. Onlar ki; Ali’den yardım isterler, Hüseyin’den medet umarlar, Abbas’tan eman dilerler, Fatıma’dan zafer beklerler. İnsanlara tevekkül ederler ve Putlara ibadet ederler. Bu durumda Haşa Allah ﷻ size karşı onlara mı yardım edecek? O halde hazırlığınızı akideniz kılın. Kuvvetinizi takvanız kılın. Allah’ın ﷻ yardımından da emin olun. Çünkü siz Allah’ın ﷻ askerlerisiniz O’nun ﷻ yolunda savaşıyorsunuz. Rafıziler ise şeytanın askerleridir. Tağut’un yolunda savaşırlar. Öyleyse; ‘Şeytanın dostları ile savaşın şüphesiz onun hilesi zayıftır.’ [Nisa, 76]”

Amerika ve haçlı arkadaşları, kabirperest Peşmerge ve onların mürted kardeşleri, Rafıziler ve onların Şia kardeşleri, Sünnilerden Allah’a ﷻ küfredip ona ortak koşarak kâfirlerle saf tutan bütün mürtedler bir safa toplanmış; Allah’ın ﷻ tevhid ehli kulları da onlara karşı saf tutmuşken Allah ﷻ sizi yardımsız bırakır mı? Vallahi hayır. İyi bilin ki; Allah’ın ﷻ yardımı yakındır. İyi bilin ki; bugünler, sadıkların ve yalancıların ortaya çıktığı ve Allah’a ﷻ adak adayanların adaklarını yerine getirdiği gündür.

Allah ﷻ şöyle buyurmaktadır: “Mü’minlerden öyle adamlar vardır ki, Allah’a verdikleri söze sadık kaldılar. İçlerinden bir kısmı verdikleri sözü yerine getirmiştir (şehid olmuştur). Bir kısmı da (şehid olmayı) beklemektedir. Verdikleri sözü asla değiştirmemişlerdir. Bunun böyle olması Allah’ın, doğruları, doğrulukları sebebiyle mükâfatlandırması, dilerse münafıklara azap etmesi yahut onların tövbesini kabul etmesi içindir. Şüphesiz Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir. Allah, inkâr edenleri, hiçbir hayra ulaşmaksızın kin ve öfkeleriyle geri çevirdi. Allah, savaşta mü’minlere kâfi geldi. Allah, kuvvetlidir, mutlak güç sahibidir.” [Ahzab, 23-25]

Allah’ın ﷻ bugünleri takdir etmesinde münafıkları ortaya çıkarması ve sadıkları da sıdkları sebebi ile mükâfatlandırması vardır. Allah bütün bu kâfirleri geri çevirmeye kadirdir. Allah ﷻ savaşta size yeter. Yeter ki; ondan hakkı ile korkun ve o sizi sevsin. O ﷻ sizi sevdi mi size galip gelecek yoktur. Rabbinize bol bol tövbe edin, ona yönelin ve ona sığının. İyi bilin ki; sizin ondan başka dostunuz ve sahibiniz yoktur. İslam Devleti’ne özrü sebebi ile gelememiş Müslümanlara gelince…

Ey Müslümanlar! Hiç şüphe yok ki; gelmeyi arzu edip de bazı özürlerin sizleri alıkoyması sebebi ile kardeşlerinize yardım edemeyeceğiniz vehmini şeytan akıllarınıza işlemesin. Unutmayın ki; dua Mü’minin silahıdır. Onu kuşanın ve Allah’tan ﷻ kardeşleriniz için sebat ve yardım dileyin. Hicret edemediğiniz için oturup yol beklemeyin. Bilakis Allah ﷻ size hicreti nasip edene kadar elinizden geleni yapın. Allah’ın ﷻ dinine ve Müslümanların cemaatine elinizden gelen tüm imkânlarınızı kullanın. Yapacağınız ameli küçük görüp hepten amelsiz kalmayın.

Kendi imkânlarınızı gözden geçirin ve Allah’ın ﷻ size verdiği nimetleri onun yolunda sarf edin. Unutmayın ki; tağutların ülkesinde yapacağınız bir amel İslam Devleti’nde yapacağınız amelden bize daha çok sevimlidir. Ey tağutların ülkesinden hicret etmeye güç yetiremeyen lakin savaşma imkânı olan Müslümanlar! Onlar nasıl gece gündüz bombalar ve uçaklarla Müslümanları öldürüyorsa, siz de aynı şekilde onları hedef alın. Nasıl ki; uçakları ile Müslümanların evlerini yok ediyorlarsa, siz de onların evlerini hazırladığınız patlayıcılar ile yerle bir edin. Onlar nasıl ki; bugün Müslümanların üzerine bombalar yağdırıyorlarsa siz de onların üzerlerine bombalar yağdırın ve onları beklemedikleri yerlerinden vurun!

Kalkın ey Allah’ın ﷻ dininin yardımcıları! Kardeşlerinize yardıma kalkın! Allah’ın ﷻ dinini yüceltmeye kalkın! Tağutların tahtlarını yıkmaya kalkın! Tağutların sizi hapsetmelerini beklemeyin! Onlar size gelmeden siz onlara gidin. Patlayıcı yelekleriniz ve silahınızı kuşanarak onlara gidin! Bilin ki; Allah’ın ﷻ yardımı ve zaferi sizinledir. Onlar müşrik, sizler tevhid ehlisiniz. Onlar Rabbinizi her gün kızdırırken sizler Rabbinizi tevhid ile birlemekte ve onu razı etmek için çabalamaktasınız.

Onlar Amerika’ya, Rusya’ya, silahlarına ve ordularına güvenirlerken sizler, âlemlerin Rabbi olan Allah’a ﷻ güvenmektesiniz.

Allah’ım! Günahlarımızı bağışla. Bizim günahlarımız sebebi ile bizi yardımsız bırakma! Üzerimize sabır ve rahmet yağdır. Bizi katından Melekler ve görünmeyen orduların ile destekle. Allah’ım! Kâfirlerin uçaklarını düşür, tanklarını imha et, gemilerini batır, ordularını dağıt! Allah’ım! Bizler sana hicret ettik bizim senden başka sahibimiz yok!

Sen ne güzel Mevla ve ne güzel yardımcısın. Âlemlerin Rabbi olan Allah’a hamdolsun.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları İDRAK MEDYA'ya aittir, resim ve haberler değiştirilemez yalnız dağıtılabilir. Tüm Hakları Saklıdır © 2019 İDRAK MEDYA