İDRAK MEDYA

KALKIN VE KARDEŞLERİNİZ ÖLDÜĞÜ ŞEY ÜZERE ÖLÜN

KALKIN VE KARDEŞLERİNİZ ÖLDÜĞÜ ŞEY ÜZERE ÖLÜN
16 Ocak 2019 - 21:52

KALKIN VE KARDEŞLERİNİZ ÖLDÜĞÜ ŞEY ÜZERE ÖLÜN

İslam Devletinin resmi yayın organlarından biri olan El-Hayat Medya tarafından Zilhicce 1437 tarihinde, Rumiyah dergisinde yayımlanan “KALKIN VE KARDEŞLERİNİZ ÖLDÜĞÜ ŞEY ÜZERE ÖLÜN” isimli makaleyi sizlerin okumasına sunuyoruz.

Batıl ehli, her daim salihlerin ölmelerini ya da İslam düşmanı müşrik ve mürtedler tarafından öldürülmelerini ve muvahhidlerin güçlerinin kırılmasını istemektedirler. Ancak bu sefih aptallar, daha yer ve gökler yaratılmadan önce Allah’u Teâlâ’nın her nefsin ecelini yazdığını anlamamaktadırlar. Allah’u Teâlâ şöyle buyurmaktadır: “Her milletin belli bir eceli vardır. Onların eceli geldi mi, ne bir an geri kalabilirler, ne de öne geçebilirler. [Araf, 34]

Bu kaderi hükümde bütün insanlar eşittir. Gerek nebi, veli ve takva ehli olsun gerekse kâfir, zalim ve asi olsun… Yine bu ahmaklar Allah’u Teâlâ’nın dinini istediği gibi ve istediği kişilerle koruyacağını da idrak dememekteler. Bu din ebediyen dimdik ayakta duracaktır. İnsanlardan herhangi birinin ölümü bu dine zarar veremez. Eğer zarar verecek olsaydı, Allah Resulü ﷺ ve üstün ashabının ölümü zarar verirdi.

Öyle ki din, onlardan sonra da ayakta kaldı ve Allah, bu dini koruyarak ve onun hizmetine, kendisine sadık kullar atayarak bu dine yeryüzünde yayılmayı ve temkini nasip etti. “Allah onları sever, onlar da Allah’ı severler. Onlar mü’minlere karşı alçak gönüllü, kâfirlere karşı güçlü ve onurludurlar. Allah yolunda cihad ederler. (Bu yolda) hiçbir kınayıcının kınamasından da korkmazlar” [Maide, 54]

Allah’tan ﷻ hakkıyla korkan ve ona hakkıyla ibadet eden rabbanilerin ise onların içinden bir salih kişi öldüğü zaman söylemekte oldukları tek söz, Ebubekir Es-Sıddık’ın r.h arkadaşları ve dostlarına söylemiş olduğu sözdür: “Dikkat edin! Kim, Muhammed’e ﷺ ibadet ediyorsa (tapıyorsa) bilsin ki; Muhammed ölmüştür. Kim de Allah’a ibadet ediyorsa bilsin ki; Allah Hayy’dır (diridir), O ölmez”.

Allah ﷻ yolundaki mücahidlere gelince; onlar Allah’u Teâlâ’nın yarattıkları arasından özel kullarıdır. Allah onları şehidler olarak katına almak için kulları arasından seçmiştir. Ve kullarını kendisi tarafından güzel bir imtihanla denemek için böyle yapmıştır. Mü’minlerin savaşlarda en önde ilerleyen ve dinleri uğrunda savaşan komutanlarının ve liderlerinin ölmesi, mü’minlerin ancak sebatlarını ve Allah’ın ﷻ düşmanlarıyla savaştaki atılganlıkları artırmaktadır.

O mü’minlerin söylemekte oldukları tek söz, Enes bin Nadir’in Allah Resulü’nün ﷺ sahabesine söylediği sözlerdir. Öyle ki; Enes bin Nadir, Uhud günü müşriklerin Allah Resulü’nü ﷺ öldürdükleri iddiasını ortaya atmalarından ötürü sahabeleri perişan bir halde görünce onlara şöyle demiştir: “ ‘Sizleri burada oturtan nedir?’ Dediler ki: ‘Allah Resulü ﷺ öldürüldü.’ Dedi ki: ‘O halde sizler bu hayatta kalıp da ne yapacaksınız? Kalkın ve Allah Resulü’nün ﷺ öldürüldüğü şey üzerine ölün.’ Daha sonra kâfirlere yöneldi ve öldürülene kadar savaştı.”

Bu, bütün zamanlarda bulunan muvahhidlerin sünnetidir. Ne zaman ki; bir nesil göç etse tevhid bayrağını taşıyacak ve şirke ve ehline karşı kalıcı olan İslam savaşının ortasına kendini atacak bir nesil türer. Ve hepsinin şiarı ve sloganı şudur: ‘Kalkın ve imanda sizleri geçen kardeşlerinizin öldürüldüğü şey üzere ölün.’ Tıpkı Şeyh Ebu Muhammed El-Adnani gibi…

Bizleri geçen sabırlı kardeşlerimizin öldürülmeleri İslam’a zarar vermemektedir. Çünkü İslam Allah’u Teâlâ tarafından korunmaktadır. Ve kardeşlerimize de bir zarar vermez. Öyle ki; biz onları şehadete doğru yönelmiş, arkalarını dönmeyen Allah yolunda savaşçılar olarak zannetmekteyiz.

Ve Allah ﷻ onlar hakkında şöyle buyurmaktadır: Allah yolunda öldürülenleri sakın ölüler sanma. Bilakis onlar diridirler, Rableri katında Allah’ın, lütfundan kendilerine verdiği nimetlerin sevincini yaşayarak rızıklandırılmaktadırlar. Arkalarından kendilerine ulaşamayan (henüz şehid olmamış) kimselere de hiçbir korku olmayacağına ve onların üzülmeyeceklerine sevinirler. (Şehidler) Allah’ın nimetine, keremine ve Allah’ın, mü’minlerin ecrini zayi etmeyeceğine sevinirler.” [Ali-İmran, 169-171].

Onların öldürülmeleri tevhid ve sünnet doğrultusunda devam ettiği sürece Allah’ın izniyle İslam Devleti’ne bir zarar vermeyecektir. Ve muhakkak ki Allah, bu devletin temelini atan, direklerini yükselten ve yapısını oluşturan adamlar çıkarttığı gibi, bu devlet için kâfirleri öfkelendirecek ve mü’min kavmin kalplerini rahatlatacak adamlar da çıkartacaktır. Bu devlet, Allah’ın ﷻ lütfuyla bugün izzet ve temkine ulaşmıştır.

Müşrikler ve mürtedler Şeyh Ebu Musab’ın öldürülmesine sevindiklerinde şunu hiç idrak edemediler ki; Allah ﷻ , Şeyh’in askerlerinden müşrikler ve mürtedlerin burunlarını yere sürtecek ve kalplerini öfkelendirecek adamlar çıkartacaktı. Tıpkı Şeyh Ebu Muhammed El-Adnani ve emsalleri gibi. Bugün de Şeyh Ebu Muhammed El-Adnani’nin öldürülmesine sevinmekteler. Ancak daha sonra Allah izniyle onlara en kötü acıları tattıracak Şeyh Ebu Muhammed El-Adnani’nin askerlerini ve kardeşlerini musallat ettiğinde çok ağlayacaklar.

“Şüphesiz ki Allah, kendi dinine yardım edene mutlaka yardım eder. Şüphesiz ki, Allah, çok kuvvetlidir, mutlak güç sahibidir.” [Hac, 40]

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları İDRAK MEDYA'ya aittir, resim ve haberler değiştirilemez yalnız dağıtılabilir. Tüm Hakları Saklıdır © 2019 İDRAK MEDYA