İDRAK MEDYA

Mısır’ın Helak olan Demokrat Lideri Mursi’nin Küfürleri

Mısır’ın Helak olan Demokrat Lideri Mursi’nin Küfürleri
21 Haziran 2019 - 18:26

Mısır’ın Helak olan Demokrat Lideri Mursi’nin Küfürleri

Bu yazımızda riddet ehlinin rahmet dileyerek taziyelerde bulunmak için yarıştığı Mısır tağutu Mursi’nin açık bir şekilde küfür olan sözleri ve amellerini işleyeceğiz.

Öncelikle şunu belirtmek isteriz ki Mısır tağutu Mursi, ‘İhvan’ olarak bilinen oluşumun ortaya çıkardığı demokrat bir tağuttur. Mısır’da halkın oyları ile başkanlığa getirilen Mursi “Allah’ın indirdiği ile hükmetmeyenler, kâfirlerin ta kendileridir.” ayeti kerimesini arkasına atmış ve liderlik yaptığı bir yıl kadarlık sürede insanlara kafa kanunları ile hükmetmiştir.

Mursi’nin şeriatı getirmek için mücadele verdiğini söyleyenlere, kendisine “Allah’ın şeriatı ile hükmedecek misiniz?” sorusu yöneltilen Mursi’nin verdiği şu cevap açıkça reddiye vermektedir: “Şeriat 1923’ten beri Mısır anayasasında zaten bulunmaktadır.”

En basitinden yüzeysel olarak bakacak olsak bile zina yapmanın serbest olduğu bir anayasa nasıl olurda şeriat anayasası olabilir?

Mursi’nin şeriat hakkında ne kadar bilgisiz olduğunu bir haber kanalındaki açıklamalarından açıkça öğrenebiliriz.

İslam dinindeki hükmü apaçık olan el kesme hükmünü âlimlerin görüşüdür (fıkhi bir meseledir) diyerek inkâr eden Mursi, Allah’ın hükümlerinden bir hükmü inkâr ederek küfür bataklığında daha da derinlere batmıştır.

Tağut Mursi, bu sözüyle Allah’u Teâlâ’nın şu ayetini açıkça inkâr etmiştir: “Yaptıklarına bir karşılık ve Allah’tan caydırıcı bir müeyyide olmak üzere hırsızlık yapan erkeğin ve hırsızlık yapan kadının ellerini kesin. Allah, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.” (Maide/38)

Zillet çukurunda debelenen Mursi, tağutların ve insanların rızasını kazanmak için Hristiyanlar ve Müslümanlar arasında akidevi bir ihtilafın bulunmadığını söyleyecek kadar alçalabiliyor.

Müslümanlar ve Hristiyanlar arasında akidevi bir ihtilafın olup olmadığını görmek istersen Afganistan, Irak, Suriye ve katliamların kalpleri sızlattığı daha birçok beldeye bakman yeterlidir.

İslam uleması, ehli kitap ile yani Yahudi ve Hristiyanlar ile Müslümanlar arasında din ayrımı olmadığını, akidevi bir ihtilafın olmadığının söyleyenin kâfir olacağı hususunda ittifak etmişlerdir. Zira İslam dini ile Yahudi ve Hristiyanların dininin aynı olduğunu söylemek; Kur’an-ı Kerim’in birçok ayeti kerimesini inkâr etmek demektir.

Mısır’da Cumhurbaşkanı olur olmaz ülkedeki Kıpti Hristiyanlar ile bir araya gelen Mursi, Kıptilere “birlik” mesajı vermeyi de ihmal etmemişti.

Ülkedeki tüm ideolojilerden temsilcilerin katılacağı istişare meclisini kurarak, Mısır halkının tüm kesimlerine ve tüm ideolojik eğilimlerine adaletle muamele edileceğini belirten Mursi, kabinesinde bir Hristiyan kadın bakana da yer vermeyi planlamıştı.

Hatırlanacağı üzere Avrupalı tağutları demokrasiye olan bağlılığı ve ülkesinin yatırıma uygunluğu konusunda ikna etmek isteyen Mursi, Almanya Başbakanı Angela Merkel ile bir araya gelmiş ve burada küfrünü izhar eden sözler söylemişti.

Mursi: “Modern ve sivil bir devlet olmayı arzuluyoruz, askeri ya da teokratik bir devlet değil. Paylaştığımız değerler ve demokrasi çatısı altında sivil bir bir hukuk devletidir istediğimiz.”

Sina’da Mücahidlere karşı savaşmayı da ihmal etmeyen Mursi, İslam Devleti askerlerinin saldırıları karşısında yenilgiye uğramış ve Sina’da 16 Mısır askerinin öldürüldüğü bir saldırının ardından da İstihbarat Başkanı ile Sina Valisi’ni emekliye ayırmıştı.

İsrail ile de ilişkiler yürütmüş olan Mursi, İsrail’e Mısır – Gazze sınırına elektronik çit kurulmasını kabul etmişti.

Tağut Mursi, “Amerikan Hükümetinden en çok duymak istediğin şey nedir?” sorusunu şöyle cevaplandırıyor: “Benim için en önemli şey orada Amerikalılar ve Mısırlılar arasında gerçek dostluğun olmasıdır.”

Bizler Allah Azze ve Celle’nin emrettiği gibi tağut Mursi’nin küfür üzere öldüğüne inanıyoruz, ondan ve akidesinden beriyiz. Ona rahmet okuyanların ve İslam üzere öldüğünü veya şehid olarak öldüğünü söyleyenlerin de aynı onun gibi kâfirler olduklarına inanıyoruz ve onlardan da beri olduğumuzu ilan ediyoruz.

Kaynaklar:

https://www.youtube.com/watch?v=J1U83FTBajs

https://www.youtube.com/watch?v=tqCbOI7jtL0

https://www.youtube.com/watch?v=OPF641bf6EM

http://ydh.com.tr/HD11072_mursiden-israile-buyuk-bahsis.html

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
2 ADET YORUM YAPILDI

Ömer yıldız21 Haziran 2019 / 19:45Cevapla

Allah yardımcınız olsun

musa22 Haziran 2019 / 20:30Cevapla

aslında evelemeye gevelemeye gerek yok..başta adalet ve kalkınma partisi veya hareketi gibi kurumlar olmak üzere, bugün İslam adında sözde islam devletlerinin ulusal kanallarını hatta sabah programlarını bile saran din adamlarının vaazları, avrupanın dünyanın dört bir yanında kurulan sözde islami kurumlar, bir zamanlar öcü olarak görülen namaz, oruç , hac-umre gibi islami ibadetlerin bırakın sıradan halkın kamuda uygulamasından bizzat siyasiler tarafından da sıklıkla teşvik edilmesi ve uygulanması vb..İslam dini adına yapılan tüm uygulamalar Amerikan tarzı RandCorp İslamını yaymak ve propagandasını yapmak üzere bizzat Amerika tarafından başlatılmış ve teşvik edilmiştir. 1980-90 lar öncesinde kamu kurumlarında namazın yasaklanması, başörtüsünün yasaklanması vb. uygulamaları düşünerek İslam’da gücünü yerine getirebileceğin kısmını yerine getirme kuralını keyfince kullanarak bugün ile kıyaslayarak günümüz tağutlarını aklama çabalarını getirdi…bu düşüncede olanlar bir nevi etki ye bir tepki olarak süreç doğal olarak geliştiğini öne sürerek kendilerine ikinci bir dini bahane buldukları görünüyor..oysa 80-90 larda ve öncesinde İslamın bazı ibadetlerini kamu oyunda yasaklatan da bugün onları kamu oyunda serbest bıraktıranlar da aynı ve amaç toplumu demokrasi dolayısıyla şirk çizgisinde tutmaktır…dolayısıyla sözde İslam devletleri demokrasi sınırları içinde kalmak koşuluya, istediği İslami veya devrimci mücadeleyi yapabilir..bugün yaşanan da budur..bugün 28 Şubatı veya 15 Temmuzu vs.yi İslam’a vurulan darbe olarak görerek kötünün iyisi olarak kamuoyunda namaz kılma ve başörtüsü takmayı İslamı kazanım olarak görmeleri …aslında bu kesimlerin şirk düzeni ile bir sorunlarının olmadığını tek sorunlarının şirk sisteminden pay alma olduğunu ve bunu da İslam kılıfına bürüyerek elde etmeye çalışmalarından başka bir şey değildir. ve İslam bu gibi sapık anlayışlardan beridir. Eğer bugün yapıldığı gibi böyle temelsiz bir iki teville İslam’da böyle bir anlayışa cevaz söz konusu olsaydı o zaman Peygamber (s.a.v) “Sizden öncekilerden bir adam getirilir dininden dönmesi istenir dönmezse kafasının ortasından vücudu testere ile ikiye biçilir yinede dininden dönmezdi siz acele ediyorsunuz” diye Ümmeti uyarmazdı..Aslında Müslümanın yapacağı şey basit Kur’an ve Sünneti talep etmek ve Kuran ve Sünnete tabi olanların yolunda gitmek, onları desteklemek..Kur’an ve Sünnetin nasıl ikame edileceği de malumdur..Medine İslam Devleti’nin başlangıcı ve gelişimi de malumdur..

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları İDRAK MEDYA'ya aittir, resim ve haberler değiştirilemez yalnız dağıtılabilir. Tüm Hakları Saklıdır © 2019 İDRAK MEDYA