İDRAK MEDYA

Ramazan Ayındaki Orucun Hükümleri

Ramazan Ayındaki Orucun Hükümleri
14 Mayıs 2019 - 0:38

Ramazan Ayındaki Orucun Hükümleri

İslam Devleti’nin resmi yayın organlarından biri olan El-Hayat Medya tarafından Ramazan 1438 tarihinde, Rumiyah dergisinde yayımlanan “Ramazan Ayındaki Orucun Hükümleri” isimli makalenin birinci kısmını sizlerin okumasına sunuyoruz.

Bizi İslam’la izzetlendiren, orucu bize farz kılan, onu İslam’ın dördüncü rüknü kılan ve orucundan sonra iftar edene iki sevinç kılan; iftar ettiği zamanki sevinç ve orucunun sevabıyla Rahman olan rabbine kavuştuğu anki sevinç, Allah’a ﷻ hamdolsun.

Bu yazımız, Kur’an ayının; Ramazan ayının hükümleri ile ilgilidir. Allah’u Teâlâ’dan ecir ve ateşten azat olmayı diliyoruz.


Orucun Tanımı
Oruç niyetiyle, sadık fecrin doğuşundan güneşin batışına kadar yemekten, içmekten, cinsel ilişkiden ve diğer orucu bozan şeylerden uzak durmaktır.


Ramazan Orucunun Hükmü
Ramazan orucu vaciptir çünkü İslam’ın rükünlerinden bir rükün ve Allah’ın Müslümanlara emrettiği bir farzdır. Allah’u Teâlâ şöyle buyurdu: “Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakınmanız için oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de farz kılındı.” [Bakara, 183].

İbn-i Ömer’den k rivayet edildiğine göre Allah Resulü ﷺ şöyle buyurdu: “İslâm dini beş esas üzerine kurulmuştur: Allah’tan başka ilah olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Resulü olduğuna şehadet etmek, namaz kılmak, zekât vermek, hacca gitmek ve ramazan orucunu tutmak.” [Muttefekun Aleyhi].


Orucun Vacipliğinin Şartları
Müslüman olmak: Çünkü kâfirin ameli sahih değildir ve kabul da olunmaz. Buluğa ermek ve akıllı olmak: Çocuğa ve deliye oruç vacip değildir. Nitekim Aişe’den r.h rivayet edildiğine göre Allah Resulü ﷺ şöyle buyurdu: “Kalem üç kişiden kaldırılmıştır: (Uykusundan) uyanıncaya kadar uyuyan kimseden, akıl-baliğ oluncaya kadar çocuktan, akli dengesi yerine gelinceye kadar deliden.” [Ahmed ve Sünen sahipleri rivayet etti].

Güç yetirebilme: Oruç, hastaya ve yolcuyla vacip değildir. Nitekim Allah’u Teâlâ şöyle buyurdu: “Kim de hasta veya yolcu olursa, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutsun.” [Bakara, 185].


Orucun Sıhhatinin Şartları
Birincisi: Geceden farz oruca niyet etmek: Peygamberimizin eşi Hafsa’dan r.h rivayet edildiğine göre Allah Resulü ﷺ şöyle buyurdu: “Fecirden evvel oruca niyet etmeyenin orucu yoktur.” [Ahmed, Ebu Davud, Tirmizi ve Nesai rivayet etti]. O zaman şunu anlıyoruz ki, bir amel veya ibadet ancak niyet ile sahih olur. Nitekim Allah Resulü ﷺ şöyle buyurdu: “Ameller ancak niyetlere göredir ve herkese ancak niyet ettiği şey vardır.” [Muttefekun Aleyhi].

Niyetin yeri ise kalptir. Vakti ise, eğer farz oruç ise güneşin batışından fecrin doğuşuna kadardır. Bundan sonra yemek, içmek ve cinsel ilişkiye girmek niyeti bozmaz. Kişi şöyle bir soru sorabilir: Tek bir niyet, tüm oruç için yeterli midir? Yoksa her gece niyeti yenilemek vacip midir? Bu soruya cevap olarak şunu diyebiliriz ki; bu konuda ihtilaf vardır. Bu konuda tercih edilen görüş ise, Ramazan orucu gibi peş peşe tutulan oruç için tek bir niyetin yeterli olduğu görüşüdür. Ancak eğer hayız, nifas, hastalık veya yolculuğa çıkmak gibi acil bir durum olursa ve oruca ara girerse o zaman orucu engelleyen şeyler bittikten sonra niyetin yenilenmesi gerekir.

İkincisi: Sadık fecirden güneşin batışına kadar orucu bozan şeylerden uzak durmak: Allah’u Teâlâ şöyle buyurdu: “Artık eşlerinize yaklaşın ve Allah’ın sizin için yazıp takdir etmiş olduğu şeyi arayın. Şafağın aydınlığı gecenin karanlığından ayırt edilinceye (tan yeri ağarıncaya) kadar yiyin, için. Sonra da akşama kadar orucu tam tutun.” [Bakara, 187].

Üçüncüsü: Kadının hayız ve nifastan temizlenmesi: Hayız ve nifas olan kadınlara oruç vacip değildir. Ebu Said’ten rivayet edildiğine göre Allah Resulü ﷺ şöyle buyurdu: “Kadın adetli iken namaz kılmaz ve oruç tutmaz değil mi? İşte bu dinlerinin noksanlığıdır [Buhari rivayet etti]. Müslüman kadın, hayız veya nifas kanını gördüğü zaman orucunu bozması gerekir. Velev ki bu, akşam ezanına yakın bir vakitte olsa bile fark etmez. Böyle bir durum yaşayan kadın, daha sonra bu günü kaza eder. Aynı şekilde hayız veya nifas olan kadın fecirden önce temizlendiğinde oruca niyet etmesi gerekir.

Örneğin hayız ve nifasta olan kadın uyuduğunda ve hayızdan ve nifastan fecrin doğuşundan önce mi yoksa sonra mı temizlendiğini bilmediğinde onun orucu bozan şeylerden uzak durması ve orucunu tutması gerekir. Ancak daha sonra bu günü kaza eder. Şayet gün içerisinde ve günün bitiminden önce temizlenirse o zaman tercih edilen görüşe göre o günde orucunu yemeye devam eder ancak daha sonra bu günü kaza eder. Allah ﷻ en iyi bilendir.


Ramazan Ayındaki Ameller ve Faziletler
Bu ayda Kur’an’ı Kerim indirilmiştir: Allah’u Teâlâ şöyle buyurdu: “Ramazan ayı, insanlara yol gösterici, doğrunun ve doğruyu eğriden ayırmanın açık delilleri olarak Kur’an’ın indirildiği aydır.” [Bakara, 185].

Bu ayda, bin aydan daha hayırlı kadir gecesi bulunmaktadır: Ebu Hureyre’den r.h rivayet edildiğine Allah Resulü ﷺ şöyle buyurdu: “Faziletine inanarak ve karşılığını Allah’tan bekleyerek Kadir gecesini değerlendiren kişinin geçmiş günahları bağışlanır.” [Muttefekun aleyhi].

Allah’u Teâlâ bu ayın gecelerini, faziletine inanarak ve karşılığını Allah’tan ﷻ bekleyerek yapanlara büyük ecirler hazırlamıştır: Ebu Hureyre’den r.h rivayet edildiğine göre Allah Resulü ﷺ şöyle buyurdu: “Her kim faziletine inanarak ve karşılığını Allah’tan bekleyerek Ramazan gecelerini ikame ederse, geçmiş günahları bağışlanır.” [Muttefekun aleyhi].

Bu ayda cennetin kapıları açılır, cehennemin kapıları kapatılır ve şeytanlar zincire vurulur: Ebu Hureyre’den r.h rivayet edildiğine Allah Resulü ﷺ şöyle buyurdu: “Ramazan ayı girdiğinde cennet kapıları açılır, cehennem kapıları kapanır ve şeytanlar bağlanır.” [Muttefekun aleyhi].

Bu aydaki sünnet ve salih ameller: Son on günde itikâf yapmak: Aişe’den r.h rivayet edildiğine göre şöyle dedi: “Peygamber ﷺ, Ramazan’ın son on günü girdiği zaman eteğini toplar (eşleriyle cima etmekten imtina eder), bütün ciddiyet ve heyecanıyla geceyi uykusuz geçirerek ibadet ve taatle ihya eder ve ev halkını (gece namazı kılmaları için) uyandırırdı.” [Muttefekun aleyhi].

Hayırla ve Kur’an okumakla cömert olmak: İbn-i Abbas’tan r.h rivayet edildiğine göre şöyle dedi: “Peygamber ﷺ insanların en cömerdi idi. Onun en cömert olduğu anlar da Ramazan’da Cebrail’in, kendisi ile buluştuğu zamanlardı. Cebrail aleyhisselâm Ramazan’ın her gecesinde Peygamber ile buluşur, (karşılıklı) Kur’an okurlardı. Bundan dolayı Allah Resulü ﷺ Cebrail ile buluştuğunda, esmek için engel tanımayan bereketli rüzgârdan daha cömert davranırdı.” [Muttefekun aleyhi].


Orucun Faziletleri
Oruç, günahlardan ve Allah’ın ﷻ azabından korunmaktır. Ondan âdemoğlunun bir payı yoktur ve ecrini yalnızca Allah’u Teâlâ bilir. Ebu Hureyre’den r.h rivayet edildiğine Allah Resulü ﷺ şöyle buyurdu: “Allah’u Teâlâ: ‘İnsanın oruç dışında her ameli kendisi içindir. Oruç benim içindir, mükâfatını da ben vereceğim’ buyurmuştur. Oruç kalkandır. Biriniz oruç tuttuğu gün kötü söz söylemesin ve kavga etmesin. Şayet biri kendisine söver ya da çatarsa: ‘Ben oruçluyum’ desin. Muhammed’in canı kudret elinde olan Allah’a yemin ederim ki, oruçlunun ağız kokusu, Allah ﷻ katında misk kokusundan daha güzeldir. Oruçlunun rahatlayacağı iki sevinç anı vardır: Birisi, iftar ettiği zaman, diğeri de orucunun sevabıyla Rabbine kavuştuğu andır.” [Muttefekun aleyhi].

Oruçlular, cennette Reyyan adında bir kapıdan girecek: Sahl’dan r.h rivayet edildiğine göre Allah Resulü ﷺ şöyle buyurdu: “Cennette Reyyan denilen bir kapı vardır ki, kıyamet günü oradan ancak oruçlular girecek, onlardan başka kimse giremeyecektir. Oruçlular nerede? Diye çağrılır. Onlar da kalkıp girerler ve o kapıdan onlardan başkası asla giremez. Oruçlular girince o kapı kapanır ve bir daha oradan kimse girmez.” [Muttefekun aleyhi].


Orucun Müstehapları
Sahur: Enes bin Malik’ten r.h rivayet edildiğine göre Allah Resulü ﷺ şöyle buyurdu: “Sahur yapınız, zira sahurda bereket vardır.” [Muttefekun aleyhi].

Sahuru geciktirme: Zeyd bin Sabit’ten r.h rivayet edildiğine göre şöyle dedi: “Biz, peygamber ﷺ ile beraber sahur yaptık. Sonra Peygamber ﷺ namaza kalktı. (Enes der ki: Zeyd bin Sabit’e:) ezan ile sahur yemeği arasında ne kadar zaman vardı? dedim. (Zeyd bin Sabit): Elli ayet okunacak kadar süre idi, dedi.” [Muttefekun aleyhi].

Oruç açmakta acele etmek: Sahl bin Said EsSaidi’den r.h rivayet edildiğine göre Allah Resulü ﷺ şöyle buyurdu: “Oruç açmakta acele ettikleri sürece Müslümanlar hayır üzere yaşarlar.” [Muttefekun aleyhi].

Taze hurma, taze hurma bulunmazsa kuru hurma, kuru hurma bulunmazsa su ile oruç açmak: Enes bin Malik’ten r.h rivayet edildiğine göre şöyle dedi: “Allah Resulü ﷺ akşam namazından önce bir kaç taze hurma ile orucunu açardı. Taze hurma bulamazsa, kuru bir hurmayla iftar ederdi. Kuru hurma da bulamazsa, birkaç yudum su içerek iftar ederdi.” [İmam Ahmed ve Ebu Davud rivayet etti]

Oruç açarken dua etmek: Ebu Hureyre’den r.h rivayet edildiğine göre Allah Resulü ﷺ şöyle buyurdu: “Üç kimsenin duası reddedilmez: İftar edinceye kadar oruçlu kimsenin, âdil imamın ve mazlumun duası. Allah ﷻ, mazlumun duasını bulutların üzerine kaldırır ve o dua için sema kapılarını açar ve ‘İzzetime yemin ederim ki; belli bir süre de olsa mutlaka sana yardım edeceğim’ buyurur.” [Ahmed ve Tirmizi rivayet etti].

İbn-i Ömer’den r.h rivayet edildiğine göre şöyle dedi: “Allah Resulü ﷺ iftar ederken şöyle derdi: Susuzluk gitti, damarlar ıslandı, inşallah ecir sabit oldu.” [Ebu Davud ve Nesai rivayet etti].

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları İDRAK MEDYA'ya aittir, resim ve haberler değiştirilemez yalnız dağıtılabilir. Tüm Hakları Saklıdır © 2019 İDRAK MEDYA