İDRAK MEDYA

Sahabeye Sövmenin Hükmü – 1

Sahabeye Sövmenin Hükmü – 1
12 Temmuz 2019 - 20:45

Sahabeye Sövmenin Hükmü – 1

İslam Devleti’nin resmi yayın organlarından biri olan El-Hayat Medya tarafından Rebiülahir 1438 tarihinde, Konstantiniyye dergisinde yayımlanan “Sahabeye Sövmenin Hükmü” isimli makalenin birinci kısmını sizlerin okumasına sunuyoruz.

Hamd âlemlerin Rabbi olan Allah’a olsun. Salât ve selam nebilerin ve Rasûllerin sonuncusu Muhammed’in ﷺ, ehlinin, sahabesinin ve kıyamete kadarki tüm takipçilerinin üzerine olsun.

Allah ﷻ, Rasûller’ine yardımcı olması için iman ve takva nasip ettiği kimseleri de bu Rasûllere yardımcı olmaları için seçmiştir. Nitekim bu seçilmiş zatlar bu dinin her türlü sıkıntısını çekmiş ve bu dini ilk yaşayan canlı örnekleri olmuşlardır.

Bu din güçlenip bu dine iman etmek zorunda olanlarda, kalplerinde iman olmadığı halde kendilerinde iman varmış gibi davrandılar. Bu münafıklar inanmadıkları ve inanmak istemedikleri dine ellerinden geldiğince zarar vermeye çalıştılar. Bu yaptıkları çirkefliklerinden biri de; öncelikle Rasûlullah’a g, buna cesaret edemeyenler de, sahabesine dil uzatmaya, onları karalamaya, kötülemeye ve insanları onlardan soğutmaya çalıştılar.

Bunlar, yeri geldiğinde Aişe annemize zina iftirası attılar, yeri geldiğinde sahabelere; korkak, yalancı ve midelerine düşkün deyip alay ettiler. İşte bu dinin başladığı ilk dönemden günümüze kadar münafıklar, müşrikler ve din düşmanları, Rasûllullah ﷺ ve sahabesine dil uzatmış ve ellerinden geldiği kadar çamur atıp bunları karalamak istemişlerdir. Bu çirkin saldırıyı sadece asli kâfirler değil bilakis onlardan daha ziyade kendilerini İslam’a nispet edenler yapmıştır. Allah’ın ﷻ izniyle bu makalemizde, Rasûlullah’ın ﷺ sahabesine söven ve bunları kötüleyenlerin İslam’daki hükümlerini açıklamaya gayret edeceğiz.

Kur’an-ı Kerim’de Sahabelerin Fazileti Hakkındaki Ayetler:
Allah’ın ﷻ sahabeleri, Nebisi’nin ﷺ sohbetine seçmiş olması ve onları mukaddes kitabında övgüyle bahsetmiş olması onlara onur ve şeref olarak yeterlidir. Allah ﷻ, Nebisi ﷺ ve sahabelerini şöyle vasfetmektedir: “Muhammed, Allah’ın Rasûlüdür. Onunla beraber olanlar, inkârcılara karşı çetin, birbirlerine karşı da merhametlidirler. Onların, rükû ve secde halinde, Allah’tan lütuf ve hoşnutluk istediklerini görürsün. Onların secde eseri olan alametleri yüzlerindedir. İşte bu, onların Tevrat’ta ve İncil’de anlatılan durumlarıdır: Onlar filizini çıkarmış, onu kuvvetlendirmiş, kalınlaşmış, gövdesi üzerine dikilmiş, ziraatçıların hoşuna giden bir ekin gibidirler. Allah, kendileri sebebiyle inkârcıları öfkelendirmek için onları böyle sağlam ve dirençli kılar. Allah, içlerinden iman edip salih amel işleyenlere bir bağışlama ve büyük bir mükâfat vaad etmiştir.” [Fetih, 29]

Allah ﷻ, İslam’a giren öncü muhacir ve ensar sahabelerden ve onları kıyamete kadar iyilikle takip edenlerden razı olduğunu ve onlara, altlarından ırmaklar akan cennetleri hazırladığını haber vermiştir. “İslâm’ı ilk önce kabul eden muhacirler ve ensar ile iyilikle onlara uyanlar var ya, Allah onlardan razı olmuş; onlar da O’ndan razı olmuşlardır. Allah, onlara içinden ırmaklar akan, içinde ebedî kalacakları cennetler hazırlamıştır. İşte bu büyük başarıdır.” [Tevbe, 100]

“Bu mallar özellikle, Allah’tan bir lütuf ve hoşnutluk ararken ve Allah’ın dinine ve peygamberine yardım ederken yurtlarından ve mallarından uzaklaştırılan fakir muhacirlerindir. İşte onlar doğru kimselerin ta kendileridir. Onlardan (muhacirlerden) önce o yurda (Medine’ye) yerleşmiş ve imanı da gönüllerine yerleştirmiş olanlar, hicret edenleri severler. Onlara verilenlerden dolayı içlerinde bir rahatsızlık duymazlar. Kendileri son derece ihtiyaç içinde bulunsalar bile onları kendilerine tercih ederler. Kim nefsinin cimriliğinden, hırsından korunursa, işte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir. Onlardan sonra gelenler ise şöyle derler: “Ey Rabbimiz! Bizi ve bizden önce iman etmiş olan kardeşlerimizi bağışla. Kalplerimizde, iman edenlere karşı hiçbir kin tutturma! Ey Rabbimiz! Şüphesiz sen çok esirgeyicisin, çok merhametlisin.” [Haşr, 8-9-10]

“İman edip hicret eden ve Allah yolunda cihad edenler ve (muhacirleri) barındırıp (onlara) yardım edenler var ya; işte onlar gerçek Mü’minlerdir. Onlar için bağışlanma ve bol bir rızık vardır.” [Enfal, 74] “Şüphesiz Allah, ağaç altında sana bîat ederlerken inananlardan razı olmuştur. Gönüllerinde olanı bilmiş, onlara huzur, güven duygusu vermiş ve onlara yakın bir fetih nasip etmiştir.” [Fetih, 18] “Andolsun Allah; Peygamber ile içlerinden bir kısmının kalpleri eğrilmeğe yüz tuttuktan sonra, sıkıntılı bir zamanda ona uyan muhacirlerle ensarın tövbelerini kabul etmiştir. Evet, onların tövbelerini kabul etmiştir. Şüphesiz O, onlara çok şefkatli ve çok merhametlidir.” [Tevbe, 117]

“Siz, insanlar için çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz. İyiliği emreder, kötülükten men eder ve Allah’a iman edersiniz. Kitap ehli de inansalardı elbette kendileri için hayırlı olurdu. Onlardan iman edenler de var. Ama pek çoğu fasık kimselerdir.” [Al-i İmran, 110] “Böylece, sizler insanlara birer şahit (ve örnek) olasınız ve Peygamber de size bir şahit (ve örnek) olsun diye sizi orta bir ümmet yaptık. Her ne kadar Allah’ın doğru yolu gösterdiği kimselerden başkasına ağır gelse de biz, yönelmekte olduğun ciheti ancak; Rasûl’e tabi olanlarla, gerisin geriye dönecekleri ayırt edelim diye kıble yaptık. Allah, imanınızı boşa çıkaracak değildir. Şüphesiz Allah, insanlara çok şefkatli ve çok merhametlidir.” [Bakara, 143]

Sahabelerin fazileti, Allah’ın ﷻ onlardan razı olduğu, onların iyilik, takva ve gerçek iman sahibi olduklarıyla alakalı buraya aktarmadığımız daha birçok Ayet-i Kerime vardır. Örnek olması ve konunun uzamaması için buraya sadece birkaç tanesini zikrettik.

Sahabelerin Fazileti Hakkındaki Bazı Hadisler:
Bu şerefli insanlar hakkında Allah Rasûlü’nün ﷺ çok övgüsü bulunmaktadır. Hatta hadis kitaplarında onların fazileti hakkında konu başlıkları açılmıştır. Nitekim onlardan bir kaç tanesi şu şekildedir: Enes r.h Rasulullah’ın ﷺ şöyle buyurduğunu rivayet eder: “İmanın alâmeti Ensar’ı sevmek, münafıklığın alâmeti de Ensar’a buğz etmektir” (Buhari, Hadis No:17.) Ebu Said el-Hudri r.h Rasulullah’ın ﷺ şöyle buyurduğunu rivayet eder: “Sahabelerime sövmeyiniz. Sizden biriniz Uhud Dağı kadar altın sadaka verse, sahabelerden birinin bir avuç sadakasına erişemez; bunun yarısına da ulaşamaz” buyurdu. (Buhari, Hadis No:3673; Müslim, Hadis No:2540.)

Abdullah bin Muğaffel’den r.h rivayete göre, Rasulullah ﷺ, şöyle buyurmuştur: “Ashabım hakkında Allah’tan korkunuz! Ashabım hakkında Allah’tan korkunuz! Benden sonra onları hedef alıp eleştirmeyiniz. Onları seven beni sevdiğinden dolayı sever. Onlara buğzeden de bana buğzettiğinden buğzeder. Onlara eziyet eden bana eziyet etmiş olur. Bana eziyet eden de Allah’a eziyet etmiş olur. Allah’a eziyet edeni de Allah hemen cezalandırabilir.” (Tirmizi, Hadis No:3862; Ahmed bin Hanbel, Müsned, Hadis No:20549.) Ebu Said el-Hudri r.h, Rasulullah’ın ﷺ şöyle buyurduğunu rivayet eder: “İnsanlar üzerine bir zaman gelir ki, o zamanda insanlardan bir cemaat gaza eder. Onlara: Sahabelerime sövmeyiniz. Sizden biriniz Uhud Dağı kadar altın sadaka verse, sahabelerden birinin bir avuç sadakasına erişemez; bunun yarısına da ulaşamaz.

— İçinizde Peygamber’le sohbet eden kimse var mıdır, diye sorarlar.
Onlar da:
— Evet vardır! Diye cevap verirler.
Nihayet onlara zafer kapısı açılır.
Sonra insanlar üzerine bir zaman daha gelir. İnsanlardan bir cemaat daha gaza eder. Onlara da:
— İçinizde Peygamber’in sahabeleriyle görüşen kimse var mıdır, diye sorulur. Onlar da:
— Evet var! Diye cevap verirler; onlara da fetih müyesser olur. Sonra insanlar üzerine bir zaman daha gelir, yine bir topluluk harp ederler. Onlara da:
— İçinizde Peygamber’in sahabelerini gören ile görüşen kimse var mıdır? Diye sorulur. Bu defa onlar da:
— Evet vardır! Derler; onlara da fetih müyesser olur”
(Buhari, Hadis No:3649; Müslim, Hadis No:2532; Ahmed bin Hanbel, Müsned, Hadis No:11041.)

Sahabelerin fazileti hakkında başka bir hadis ise şöyledir. İmran bin Husayn r.h Rasûlullah’ın ﷺ şöyle buyurduğunu rivayet eder: “Ümmetimin hayırlısı, benim asrımdır. Sonra onları takip edenler, daha sonra onları takip edenlerdir.” İmran: Rasûlullah ﷺ, kendi asrından sonra (hayırlı olarak) iki asır mı, yoksa üç asır mı zikretti bilmiyorum, demiştir. Rasûlullah ﷺ devamla: “Sizden sonra bir kavim gelecektir ki, bunlardan şahitlik istenmeden şahitlik yapacaklar, bunlar hıyanet edecekler, kendilerine i’timâd edilmeyecek ve bunlar adak adayacak fakat adaklarını yerine getirmeyecekler. Artık bunlarda (aşırı yemek içmekten ötürü) semizlenme meydana gelecektir.” buyurmuştur. (Buhari, Hadis No: 3650.)

Abdullah bin Mesud r.h Rasulullah’ın ﷺ şöyle buyurduğunu rivayet eder: “İnsanların hayırlısı benim asrımdır. Daha sonra bu asırdan sonra gelenlerdir (yani tabiinler). Daha sonra bunlardan sonra gelenlerdir (Yani tebe-i tabiinler). Daha sonra bir kavim gelir ki, onlardan birinin şehadeti yeminine; yemini de şehadetinin önüne geçer”. Hadisin ravilerinden İbrahim en-Nehai: Bizler çocuk iken velilerimiz bizi “Eşhedü billahi…” gibi şehadet sözlerimizden ve “Allah ile ahdim olsun” şeklindeki ahd sözlerimizden dolayı döverlerdi, demişti. (Buhari, Hadis No: 3651.)

Rasûlullah ﷺ şöyle buyurmuştur: “Ashabımdan herhangi bir kimse herhangi bir bölgede ölürse kıyamet günü onlar, o ülke halkı için nurdan bir lider olarak mahşer yerine getirilirler.” (Tirmizi, Hadis No:3865.) Ömer’den r.h rivayete göre, Rasûlullah ﷺ şöyle buyurdu: “Ashabıma dil uzatanları gördüğünüz vakit; Allah’ın laneti siz şerliler üzerine olsun” deyiniz. (Tirmizi, Hadis No:3866.)

Rasulullah ﷺ şöyle buyurmuştur: “Yıldızlar semanın emniyetidir. Yıldızlar gitti mi semaya va’dolunan gelir. Ben ashabım için bir emniyetim. Ben gittim mi, ashabıma va’dolunanlar gelir. Ashabım da ümmetim için bir emniyettir. Ashabım gitti mi ümmetime va’dolunan şeyler gelir.” buyurdular. (Müslim, Hadis No:2531.) Bera bin Azib’den rivayet edildiğine göre Nebi ﷺ şöyle buyurmuştur: “Kim Ensarı severse Allah da onu sever ve kim onlara buğzederse Allah da ona buğzeder.” (Sünen-i İbn-i Mace, Hadis No:163; Müsned Ahmed bin Hanbel Hadis No:10508.)

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları İDRAK MEDYA'ya aittir, resim ve haberler değiştirilemez yalnız dağıtılabilir. Tüm Hakları Saklıdır © 2019 İDRAK MEDYA